dantel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dantel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.10.2013

isyan yazısı.. düzenleme işi neden bu kadar uzun sürüyor...

her yıl herkesin yaptığını..
ama evdeki herkesin briktirme merakı nedeniyle biraz daha karmaşığını yapmaktayım..
dolap düzenleme.. yazlık kışlık..

çbnin mercedes ve vosvoslarla takıntısı var..
çocukluğundan taşır bunları yüreğinde..
hbç.. bizim evdeki son senesinde iken..
bir çant kapağı bir direksiyon bir motor kapağına takılan arma..
iki far filan geldi eve..
hbçnin takıntısı yok..
ama lütfetti odasında tuttu..
ama taşınırken götürmedi..
ben de buduarda durmayacak bunlar kavgası çıkardım..
tamam götürürüm dedi çb..
derhal.. dedim.. 
aldılar elimin altından..
yardımcıyla el ele verip saklamışlar..
giyinme odasına..

bu yıl çok azalasım var..
o büyüyünce giyrr.. bu az kilo verince giyilir diye tuttuklarımı da yok ediyorum..
hafifleye hafifleye keyifleniyor ve utanıyorum bir yandan da..

aslında sık sık ayırırım..
özellikle de marmara üniversitesinin öğrenci butiği var.. 
onlara gönderirim.. 
ama bu yıl.. 
derine daha derine derken maden buldum..
dolaplarımın dibinde.. çelik madeni..
düşünün yani..
millet çocuğunun küçülmüş elbiselerini saklar  da kızarım..
bende cantlar direksiyonlar..

tam atıyordum..
çekirdek dedi ki.. as  duvara..
30 santim yuvarlak..
işte bundan bitmiyor bizim iş..
al eline matkabı çak as.. 
dekoratör müyüm usta mıyım evin hanımı mıyım ev hanımı mıyım belirsiz..

önce dolapları tamamen boşalttım..
üç yığına  ayırdım..  
verilecek atılacak tamir tadil edilecek 
andımız gibi ezberledik artık bunu.. her yerde var..gidecek atılacak kolay da..
tadilat zor bizim evde..
vakit mi bırakıyorlar insana..

geri kalanı dolapların içi silindikten sonra..
renk ve tür olarak sıraladım astım.. mis..
ama cümleye gelmediğini biliyorsunuz di mi..
kimi yeniden yıkandı kimi ütülendi ..olsun..
üstelik iki kapak boşa çıktı..
o da miş..

tadilatları indirdim aşağıya..dikiş makinasının yanına..
sonra duvarlara asılacakları astım.. 
neyse..
yerleştik ama bulduğum diğer gömüleri anlatsam size..
sinir olursunuz bana..

tam 24 saat sonra..
tam 24 saat sonra..
çb.. 
hbçnin boşalttığı evinde arkasında bıraktığı giysileri getireceğini söyledi..
eh iki kapak da fazlam çıkmış.. olur dedim..

dört büyük boy çöp çuvalına koymuş getirmiş..
bin yıllık kanvas pantalonlar.. giyilmiş kazaklar..mis gibi kazaklarla..
kayak takımlarıyla filan bir kokuş tepiş geldiler..

yardımcı onları büyük bir keyifle.. giyinme odasına koydu..
acele acele taşırken sanki..
sen düzelt..
beni hiçe say..
oh oldu sana der ibi bir hali var gibi geldi bana..

ayırdım 3 yığına..
gidecekler.. atılacaklar.. tadil edilecekler..
ve yıkanacaklar..
anılar bir de.. ilkokulda boyadığı tişört.. orta okul bitiminde arkadaşlarına imzalattığı tişört.. 
benim yaptığım kuzuların sessizliği maskesi.. geri gelmiş bizim eve..

takımları astım.. dolaba..
kayak takımı .. siyah takım elbise ve benzeri az kullanılanları..
kazaklar yıkandı..
bunlar ütülensin diye verdiklerim hepsi.. 
tek tek askılara asılıp giyinme odasının orasına burasına asıldı..
yardımcıda yine aynı yüz ifadesi vardı..
sanki bana öyle geldi..
haha uğraş uğraş..
düzenleyeceğim diye..
ama kurt puslu havayı sever. ben de pusu korumak için elimden geleni yapacağım der gibiydi..

olsun bu kez kararlıydım..
onları katladım..
yerleştirdim..
baktım yıkanırken lekesi çıkmayanlar var..
gideceklerin arasına  koyuverdim..
şimdi iki çöp torbası dolusu gidecekler atılacaklar var..
hayır gelen üç torba idi..
bu iş o evde yapılıverse idi..
bu eve tozu pisi gelmese idi..

olsun bu kez yenilmez bir iradem var..
söylenmeyeceğim.. yani blog hariç tabii..
buna söylenme demiyoruz di mi..
bu evde artık birikmiş hiç birşey kalmayacak..
hayır ben iyi niyet gösterip..
cantını duvara astım diye..
reva mıdır bu bana..

ama gelmeleri gerekiyordu dedi..
çb.. gözlerimi açıp bu sondur deyince..
bu eve artık bacakları olan şeyler.. (sandalye puf sehpa.. koltuk ıvır kıvır)..
geldikleri anda koyarım kapının önüne..

dedikten hemen sonra üç çöp torbası giysi..

derken..
bir baktım piyanonun yanında.. en az elli santim yüksekliğinde bir saat duruyor..
eskicide görmüş sevmiş..

bacakları yok dedi..
dalga geçerek..
giidiyor dedim..

gidiyor..
lir şeklinde.. ortada saat..
iki yanda kartal kafa ve pençeleri..
 bi de tik tak çalışıyor.. kocaman..
altın rengi..
iğrenç..

iyi zaten a.. çok beğendi dedi..
ben çok beğendim atalet hanım diye düştü ortaya bizim yardımcı
 // ona da bir kod adı bulma vakti geldi de geçiyor//..
al hemen götür dedim..
hemen götürdü..

bacaksız şeyler de gelmeyecek dedim..çbye 
gestapo subayı gibiyim..
ama hakediyorlar..

sonuç..
kurtarılmış alanımı bu sefer kaptırmayacağım.. vizit yapacağım dedim..
haftada bir gün vizit..
her dolabın üstü içi arkası yanı.. altı..
her çekmecenin dibi.. 

boşuna onca siesay izlemedik..
biliyoruz nasıl aranır..

an itibarıyle bizim ev.. bir içeri.. bir dışarı..
komedi dans ikilisi onlar dedi karga..

ben yokken eve bişeyler getiriyor çb.. saklıyor onları yardımcı..
derinlere..
binlerce kere söyledim ayol..
kullanmadığın senin değildir..

ne güzelmiş eskiden..
bir gündelik bir elegüne karşı..
o kadarmış..

gelelim askılara..
askı üretiyorum ..
dolabın içinde ahşap askı seviyorum aslında..
ama çok yer tutuyorlar..
o yüzden ince plastik askılara kılıf yapıyum..
herşeyden..
parça kumaşlardan..
eski gömleklerden..
eski yastık kılıflarından..
dönüştürmeyi seviyorum..

havlu kenarlarına örülen oyalar birikmiş evde..
hastalar getirmiş..
hiç sevmem kenarı oyalı havluları ben..
ama tam askıların boyuna uyduklarını keşfettim çok sevimli de oluyorlar..
üzerine astığın beyaz gömlek bile güzel çapkın görünüyor..
fotoğraflarını da koyuyorum da.. 
belki okurlar arsında bir delişmen vardır bencileyin..

özetle ve anlayacağınız..
bizim evde iki grup insan yaşıyor..
birincisi gerilla şeklinde ani saldırılarla eve gereksiz şeyler sokan ve onları saklayan grup..
ikincisi deli saraylı gibi askısına dantel diken grup..

onlar getiriyorsa ben de sütten çıkma ak kaşık değilim..
bin yıl önce sevdiğim bir tişört kenarı dantelini kıyamayıp atmamışım mesela..
askıya kullandım.. =P..

neyse..
pazar günü sabah bir liste yayınlamıştım..
bitirilecek iki kutunun çatlasan yarım saatlik işi var..
ama bitiremedim..
gün boyu askı kılıfı diktim..
o arada yeni bir dizi buldum onu bitirdim..
en ingilizinden en siesayından..

ben çalışırken.. çb geldi elinde bir adet saç kurutma makinesi ile..
bu ne dedim..
e bozulmuş ya evdeki..
e biz onu tamire vermiştik ya.. 
dedim ..
şüphe dolu bakışlarla..
bu sefer de işe yarar şeyler getiriyor.. arka kapıdan..

burda ay sana da yaranılmıyor derseniz vururum..
iz de delil de bırakmam ona göre..
cant dedim.. far dedim ayol daha ne diyim..

atkıyı bitirdim..
ışık kaçmıştı fotoğrafını çekmedim..
yeni ne öreceğime karar verdim..
o da önemli birşey.. vakit alıyor ne olsa.. karar..onca model arasından..
bir kaç modeli birleştireceğim..
son aldığım iki yumak kış renklerini uygun yeşille salaş açık saçık bir hırkaya çevireceğim..

şaka bir yana..
oyshoda pijama üstüne giymek için hırkalar satıyorlar..
nefisler.. pijama üzerine değil ama dışarıya giymek için çok uygunlar..
örmeye de uygunlar..
modelin ana temasını ondan ilham aldım..

kırmızı zaman isimli kitabı bitirdim..
kitaplık kurduna ekleyeceğim ..

yavaş ve emin adımlarla ilerliyorum..
bu evde artık kenar köşede sır dolu yerler kalmayacak..

feng shui cini kaçtı içime.. çarpabilirim her an herkesi..

not şu ana kadar bitenler..
bahçe.. ön ve arka.. banyo yatak odası çekirdeğin odası..
giyinme odası..
yaşam alanı ( bir koltuk var acilen armutluya gitmesi gereken../ bir tablo var çakılması gereken/ )
konuk tuvaleti.. (bir rafı var çakılıyordu tam//
 deliklerden birinin yeterince derin olmadığı anlaşıldı bir kaldı pir kaldı..)

ve buduar .. şu anda yukarılardan alınan herşey oraya indirildi.. ordan dağıtılacak.. o yüzen bir depo karışıklığında..

fena değil..
bu kez.. fotoğraflarını çekiyorum biten yerlerin..
vizitlerde kullanmak üzere.. =)..
ama siz öyle yaptınız atalet hanığğğm denmesin diye..
bir de etiketlenmesi gereken şeyler var kutudur çekmecedir..
onlar var yapılacak..

eve yeni ve beter bişeyler getirilmez ise.. tabii..

unutma blog bir kez eve gelip koca bir kahverengi kanape..
bir kez de simsiyah bir piyano nedeniyle..
dekor düzmen gerekti..
deli gibi..
yeter artık ama..

gelene dur diyeceğim..
gidene dur demesem de....




9.10.2011

okumadım işte bişeyler yaptım ..

okuyacaktım bütün gün..
ama bikere kurt düştü aklıma..
şu alt odanın bir perdesi yoktu.. hala..
hatırladınız mı.. 
pencere bile sayılmaz ki vasistas..
ama buduarların vasistası olmaz..
şık perdeleri olur..



tamirat tadilata başladığım zamanı anımsayın..


eh çok bi farkı yoktu..


ama şimdi var fark.. =)..
bir adet perde.. 
hazırından ham keten renginden.. keteninden zaten..
çekirdeğin odasının güneşliğiydiler..
ama onun odasını yenilediğimizde yıkayıp katlayıp kenara koymuştum..
dün gece birden uyandım.. nedenini öbür tarafta anlatacağım yarın ama.. 
uyandığımda aklımda o perde dolaşmakta idi.. 
iki kanatın birini zaten yatak başını kaplamakta kullanmıştım..
çünkü okuma koltuğumu kapladığım kumaştan olduğunu fark etmiştim..
işte diğer kanat.. ve zamanında ikeadan alınıp saklanmış ve bir kanadı kullanılıp heba edildmiş uzun bir perde..
ve kenar fırfırları.. 
bir buduara en çok yakışan şey.. fırfırlar..


o küçük kısa mor perdenin kenarına da aynı fırfırdan geçtim.. ama pek beğenmedim doğrusu..
aslında gerekiyor buraya sabah çok erken inanılmaz ışık giriyor..
o yüzden bir karanlık perde gerekiyor..
ama belkide önüne açık renk bir kumaş konulması gerekebilir..

gelişmeli projeler kendi içinde.. bu da gelişecektir elbet..

elim değimişken sandalyenin güllü kumaşını da başka bir bedavayla değiştirdim..
yine ikeadan alınma ipeğimsi krem rengi yastık yüzü..
çekirdğin odasında.. bir tarafı sabit mürekkeple lekelenmişti..
nedense kıyıp atamamışım.. demek zamanını beklemiş..
üzerine de bir kat ikea tülü parçası.. ne kadar dantel süs püs o kadar iyi..
ama sade olmalı.. kolay kullanılmalı..
krem üstü beyaz..
ve hayır güllü kumaş duruyor altta..
bu sandalyenin oturma yeri çıkabiliyor.. 
sadece etrafına doladım.. 
istediğim anda çıkarabilirim..



fırfır güzeldir demiş miydim..
bu malzemeyi ecem tanır..
tahtakaleden beraber almıştık..
o beğenmemişti..
biraz zayıf bulmuştu..
yumuşak dokunmuş gerçekten..
ama çok güzel fırfır yapıyor..
daha önce başka şeyleri de  fırfırlamakta kullandım.. 
onlar da gelecek elbet..
yakından bir bakış..
baş ucu lambasının arkasına asıldı eskiden şifoniyerin üzerinde olan pembe cam altı çerçeveli ayna..
daha iyisi geldi çünkü..
şifoniyerin üzerine..


son bir bakış.. bence şık.. 

bu arada büyütüp bakarsanız..
buruşuklukları eleştirmeyin..ütüsüz astım..hevesli ben 
nasılsa öyle çok beğendim ki.. ütüleyince de yayınlarım.. =)..

bir de sonradan farkettiğim..
perdeleri kenara çekmek için kullanılan bantlardan yaptım..
olabilecek en basit şekilde.. ama kenarı gene fırfırlı.. =)..
onu da bir sonraki yazıya.. =)

şimdi.. keyifle gidip buduarda okuma zamanı olabilir.. =)

17.03.2011

harabenin değişimi 6..

tüh bahar geldi..
aslında ne güzel hüzünlü bir tonla mırıl mırıl anlatmalıktı bu harabe değişim programı..
ama baharla beraber..
uçuş kaçış oldu ruhum..

duvar kağıdında kalmıştık..
yapıştırma dersi vermiştik..

çok kolay oldu ..
üstelik gerçekten hatasız ve kabarcıksız ..
yağ gibi oluverdi..

boya seçmeye geldi sıra..
duvar kağıdı fazlasıyla pastel..
ben azıcık renk istiyorum..
ferah .. açık ..
baharımsı olsun..
kışın buzla yazın sardunyayla gülle  uyuşsun.. çilekle.. anlaşsın..
kışın bordolarla pas renkleriyle sevişsin.. ilk baharda  temiz parlak papatya gibi diri olsun..

bu durumda duvar kağıdının..
içindeki en açık pembeyi ve en uçık yeşili zihnime kazıdım..
evet zihnimde renkler ve tonlarıyla ilgili bir alan vardır..
saime hanım sayesinde binbir tonunu tutabilirim hafizamda hem isimsel hem görüntüsel..

lavanta yaprağı yeşili ile..
toz pembe olmalı..

olabilecek en yakın renkleri seçtim kat kat astarın üzerinden sürdüm..
kestirmelerim başarılı..

önce tavanla başladım sonra yeşil sonra pembe..
iki ayrı alan yaratılacak..
iki farklı renk olacak..
boyadan hiç korkmam ben..
hatayı düzeltmesi en kolay şeydir boya..
sadece kurumasını beklemen gerekir..
kurudu mu.. aktıysa zımpara taştıysa düzeltme yapabilirsin..

hatta..
tavanı boyarken bir anda.. doldurmayı unuttuğum kocaman iki vida deliği grdüm..
renklere hayale dalınca usta dikkatim dağılmış...
20liğin kum torbası asılı idi o noktada..
o güçlenmek için kullanıyordu da..
aklıma ilk minik torbamız geldi..
stres için kullandığımız..

kurallı matematiğe geçişlerinde peşpeşe iki  0 alınca ömründe ilk kez..
son sınava 2 hafta kala yakalanınca notların bu durumu..
mecbur bir süre matematik koçluğu yapmak zorunda kalmıştım..
sorunun cebirin kurallarını ezberlememekten geldiğini anlayarak..
henüz kendi yöntemlerini geliştirmenin acemisi idi..
daha sonra onu da başardı ama o zamanlar acemi idi..

baktım iki satırda bir kapışıyoruz..
hatta tüm konseptlere karşın .. giriştim girişeceğim..
pasif agresif hem de tembel ve tam da bahar gelmiş anne bahçede oynama ruhuna geldiğinde gizli çıkıdan sorun çıkarmış ergene..
aklıma geldi..
yerde sürünen hangi evvel akıllının getirdiğini unuttuğum kum torbası..
astık uygun bi yere..
birbirimizden nefret etmeye başlar başlamaz..
kalkıp birkaç dakika ona vuruyoruz ohh pek faydalı..
hatta o kadar faydalı ki..
bir gün asma zinciri koptu da.. az kalsın yeni kazndığımız apırkat becerisini birbirimizde deneyecektik..
farkedince ..
hep o torbanın eksikliğinden bu hale düştüğümüzü..
hemen dersi yarıda kesip yardımlaşarak yeniden yerine asmıştık..

onu anımsattı bana delikler de..
hevesim var kursağımda tavan boyayacağım..

bıraktım elimden..
uzun saplı rulomu..

hızlı bir çözüm üretmem gerek..
azıcık sıva alçısı karıştırdım..
birkaç delikli yerinden koparılmış tuvalet kağıdı parçası..
bir kontrol kalemi..
şart değil ama o geçti elime..
parmakla alçı koy deliğe.. beceri o başına damlamadan hemen tuvalet kağıdı doldurmakta..
biraz alçı biraz kağıt derken doldu delik...
parmakla düzelttim..
rulo fırçamı aldım.. devam başka yerlere..
yarım saat sonra kurumuştu bizim alçı yerini bile zor bulduğumu farkedince..
boyadım gitti üstünü..
hekim yaratıcı olmalı..
çözüme odaklı olmalı..

yeşilim biraz fazla fıstıksı çıktı..
biraz siyah damlattım biraz beyaz..
mükemmel gri yeşil oluverdi..
oda büyüdü sanki..

bütün yazılar kolayca örtüldü de..
kala kala.. çbnin bir notu kaldı habire kusan..
"öfkeyle kalkan zararla oturur"
yazmıştı..
duvarın bir yerine..
altı kat gerekti..

çb bu iz bırakır.. işi bu.. alışkanlığı bu..

kapılar..
da beyaz boyadan hem de duvar tipi boyadan yararlandılar.. üzerlerine bir kat su bazlı vernik aldılar.. parladılar..

elimde beyaz boya ile.. dolandıkça..
tuttuğunu beyaza boya ruhu oluştu bende..
tuttuğunu kitapla ruhu ile anlaştı..

bir koltuk bir başucu masası bir gardrop hepsi.. beyazlandı.. satenlendi..

dedim ya maltitasking var..
duvar tavan kapı eşya boyanmakta..
biri kururken diğeri süslenmekte..

bir kiriş var odayı ikiye bölen..
işte yeşil pembe geçişi o alanda..
20lik bir arada ağır uzun sopalar çevirip duruyordu..
bilekleri güçlensin diye..
işte sanırım tam da bu çalışmalar hep kiriş altında yer alıyordu..
çünkü kiriş çıt çıt çıtlamiş kenarlarından ..
acemi dantelcini defolu fistosu gibi.. fare yeniği gibi..

kapatmayı denedim..
zor..
ustalık yarışmasında değilim..
biliyorum nasıl yapılmalı ama boyayasım var.. alçılarla kalıplarla çıtalarla uğraşasım yok..
ince ince kartonpiyerlendiler..
daha bir fransız daha bir zarif oldular..

lambalar var.. tavana kapak gibi fazla sade şimdilik duracaklar..
lamba seçme sorunum vardır da benim..
ama onlar da dantelle kaplandılar..

el değmişken eski tarz yuvarlak danteller başka nelere dönüşebilir hepsi denendiler..
sıralandılar ..

o aralar blog olmadığından..
fotoları seri seri çekmem gelmedi aklıma..
ama ara ara yaptığım çekimlerden bir demet verebilirim.. yarına..
=)