puf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
puf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.08.2014

farklı kökenden kaynaşmış sorunsuz bir toplum .. ay yok .. eşya için neler gerek..

son noktalardayız ..
eşya yerini buldu ..
şimdi süslemelere geldik..

leman hanımın   koltuklarını kitaplığın önüne konuşlandırdım..
kitap okuma ..
sohbet etme..
piyano çalanı izleme..
yağmurun karın tadını çıkarma köşesi..

pek de sevdim..
ortasına aynı tarz sehpasını koydum süperim .. 
sonra yemek masası.. Saime hanımın vitrini leman hanımın bardak dolabını yerleştirdim ..
duvarda iki 3tl'ye evet yazıyla üç H'ye Kadiköy eskilerinden aldığım aplikler..
ortasında patine çerçeveli ayna ..
pek güzel ..
L kanepe yerleşti..
önüne modern bir sehpa aranmaya başladım ..

merdivende oturup baktım kahvemi alıp ..


iğrenç ..
mobilya mağazasında gibiyim..
şu köşe Lui kenz..
bu köşe Lui sez ..
burası da modern köşemiiiz..

neyi yanlış yaptım..
neden o güzel dergilerdeki gibi kaynaşmış mutlu bir ortam olmadı..

deyip gugl'anıma  dert yandım..
ben bu bölünmüşlüğü..
bu ötekileşmiş kanapeyi..
bu birbirini kucaklayamama halini nasıl düzeltirim..
neden fransızlar italyanlar bunu becersin de..
ben beceremeyim..
niçin dünya gülsün bana.. ben yalnız ağlayım..
neden bir ulus .. ay pardon bir füzyon ortamı yaratamayım..
dedim..

meğer kuralı varmış..
 80 / 20 oranı varmış..
bazı stiller ve ahşaplar karışmazmış..
ama her şeyde bir 80/20 iyi olurmuş..

hmm demek 50/50 politikada olduğu gibi dekorda da iyi sonuç vermiyor..
tamam sustum..

özetle bu köşe modern köşesi dememeliymişim..
hepsini karıştırmalıymışım..
80/20 oranında ..

önce leman hanımın koltuklarının ortasındaki..
sehpamı..
iki ucundan yapışıp kucağımızda bebemizle..
ah gençlik.. ümit ve diğerleri-..
horhordan evimize taşıdığımız sehpayı..
L kanapenin önüne çektim..


kaça kaç oldu bilmem.. ama..
2 şekilde bir düzelme oldu..
hem klasik.. modern'in önüne yakıştı..

hem de 3 koltuk 4 bacaktan 12..
 4 de sehpanın 16 bacağın..
 nasıl kalabalık ettiğini anladım..
koltukların ortası boşalınca daha iyi göründü orası..
neden ki..
orda oturan nereye koyacak kahvesini çayını..

gene gugl' hanıma koştum ..
bunun da kuralı varmış ..
bir mekanda çok bacak varsa..
havada kalırmış..
onları yere demirlemek gerekirmiş ..
örnek eteği olan koltuk..
yere oturan bacaksız sehpa..
bacaksız koltuk gibi...d da 80/20 imiş..

çok eğlenceli..
insan gibi demek..
karakter havada kaldı mı.. olmuyor demek..

tamam yere oturan kanapenin önüne  uzun bacaklı havalı sehpa..
modern / klasik karışımı..
doğru kombin .. kaynaşmış bir mutluluk hali ..

o zaman modern ama oturaklı sehpa..
 uzun bacaklı koltuklara nasip olacak..
hem de onlara aklı başındalık verecek..
seçimler bu yöne kaydı..

demirliyor ama.. çok klasik..

demirliyor ama çok demir..

aşık oldum ama türkiye'de yok =(

ikea fazla sade .. demirliyor .. fiyat makul..

ışık yandı.. ikea-hack.. lavliii


araştırmalar sürüyor..
2 seçeneğe indirdim beklemedeyim..

yemek bölümüne modernliği nasıl katarım derken onu da buldum..
aynayı aldım ..
L kanapenin arkasına..



2 apliğin arasında 2 modern tablo asılacak ..
şimdilik iki beyaz tuval..
adları hiçlik.. =)..

evet bugün bu kadar..
karıştırırken ölçülü olmayı öğrendim ben..

yarın sehpa ve duvara neyi nereye nasıl asmalıyız onları yazalım.. aynayı asarken öğrendiklerimi..

22.09.2012

bir pufun dönüşümü... canıtın yoktu evde fotoğrafa giremedi..


yıllar önce bir yazlık maceramız olmuştu..
uzun bir hikayedir.. ama iki çift.. bir evi ortak kullanmıştık..
zira aynı yörede bitmesi gerekip de bitemeyen evlerimiz vardı..
her ikimiz de taşınıyorduk.
ve evlerimizde bitmemiş yazlıklar için ayrılmış alınmış eşyalar vardı..
onları kedi eniği gibi ev ev taşımamak için..
ortak bir ev tuttuk aynı yazlık bölgede..
böylece..
ilerde evlerimize kolayca taşınacaktık..
ve ikimiz birleşince ancak bir evi döşeyebiliyorduk.. =)
işte bu çiftten erkek olanı..
çok eski eşyalara sahipti..
zarif kadınsı eşyaları vardı..
annesinden kalma..
eşi ise.. yeni yeni yeni alınsın kullanılsın merakında idi..
anlamıyordu eşyadan..
o yüzden bana verdi eşyaları.. erkek olan..
ben de onları ozamanlar acemice ..
dönüştürüp kullandım..
derken ..
erkenden hayata veda etti..
çok talihsiz şartlarda..
geride üç yaşında kızını ve eşini bıraktı..
geri ister mi diye sordum eşe..
zamanı gelince..
belki kızı babasının eşyalarını ister diye..
hayır dedi kadın yeni yeni yeni istiyorum..
böylece anı meraklısı ben ..
çevrenin arşivcisi ben tuttum onları..
baktım. kullandım ve sevdim..

bu pufçuk..
yazlıktan geri getirildi eve..
greige (gri-bej).. sevdamla beraber..



eskiden lacivert beyazdı. bir yazlık eve uygun..


yeniden şekillendirmek için söktüğümde..
alttan çıkan mercan rengi kumaş da.. anılarımı canlardırdı..
o yazlık macerasını yaşadığımız yıl..
geçici olarak yaşadığım tepedeki evde..
oturma odasında kullandığım hali..
unutmuşum.. 
o oda meksika havasında idi..
hamzagilden almıştım bu tondaki keten kumaşları..
ama çocuklu ev sonunda..
pek kirlenip çoktan.. değiştirildiler bile..


hep merak ederdim.. bu yaylı mobilyaların içini..
mesela kanapelere yatarsan yayları kayar derdi annem..
o yaylar nasıl kayardı ki..
kat kat soydum pufu.. aklımda tutarak.. katları..
döşemelik kumaş..
altında yün dolgu..
altında samanlar..
altında bu çuval çıktı..


önce sökmedim ve boyadım..
altta lacivert yağlıboya vardı..
üzerine doğrudan.. artık ezberlediğiniz ev yapımı kireç boyasını kullandım..
duvarlarda kullandığım keten renginden gribej renkten bir ölçü.. bir ölçü su ve üç kaşık alçı..
pürüzsüz hale gelene kadar karıştır..
ince katlar halinde sür..
üç kat tam olarak örttü laciverdi..
sonra zımparaladım.. alttan yer yer lacivert çıkana kadar..
yer yer de ahşabın kendisi..
hoşuma gidene kadar devam ettim..
pürüzsüz yumuşacık bir yüzey oluşunca..
akrilik vernik..
iki kat..

geçenlerde bir okurum sormuş yeni verniğin adı ne diye..
onu da bu yazıya ekleyeyim..

akrilik vernik diye aramak gerek..
büyük nalburlarda var..
şeffaf renksiz ve saten ışıltısında. 

çuval bazı yerlerinden dikilmişti..
o yüzden sökmesem dedim ve boyadım o haliyle..
derken sökmeye karar verdim zira çok kirli ve kokulu idi..


iyi ki sökmüşüm.. bu etiket çıktı dikili katlardan birinin altından..
googla sordum.. polonyada bir şehir adı bu.. tomaszowski..
demek çuval bezi polonyadan geliyormuş o zamanlar.. yoksa pufun kendisi mi?? 
ama o zaman akşaba vurulmuş olurdu bu puf..


gerçekten kirliydi.. üstü kadar altı da..
yayların bıraktığı izlere bakın..


bu arada yayların nasıl olduğunu anladım..
toplam dört yay var..
ahşap karkasa bir ip çivilenmiş..
o ip.. her yaydan geçip.. karşı kenara çivileniyor.. iki sıra.. önden arkaya.. iki..
sağdan sola iki defa sabitleniyor..
ayrıca çaprazlamasına da sabitleniyor..
böylece kaymıyorlar.. demek ki kanapelerde bu daha fazla yay daha fazla bağlantı demek..
böylece.. üzerine yatıp da.. yatay yük uyguladığında.. yaylar sağa sola devriliyor..
bu pufu da açtığımda yayların bazı iplerinin gevşediğini farkettim..
o nedenle ben de yeni iplerle onu sabitledim..
bu sefer daha profesyonel bir döşemecilik yapmaktayım..

bütün tozu pisi elektrik süpürgesiyle aldıktan sonra..
katlarımı yeniden oluşturdum..


bir kat çuval yerine keten..


saman yerine elyaf..
dolgu yünü yerine.. evdeki fazla bir yastık..=)..
sonra temiz işçilik için mermerşahi..ile tümünü yeniden kapladım..


boyayı eskittim elbet..
alttan yer yer ahşap..
yeryer.. laciverti çıkardım..
geçmiş.. biraz görünmeli kenardan sağdan soldan..
atalet için..
böyle..
yeni yeni yeni istiyorum demiyorum ben çünkü..


kitaplığın önüne çok yakıştı.. kitabım kahvem..
pufum..

kabaralarım bile var.. =)..
gümüş rengi kabaralar.. heryerini kaplamaya yetmediler.. 
yeniden almam gerekiyor..
boydan boya çakıltıktan sonra..
bir de gümüş rengi bir fikir getirdi aklıma..
boyalı alanlara da ufak gümüş dokunuşlar..
ne olsa eskici kraftçı olarak..
rub and buff yani sür ve parlat denilen cinsten bir tüp parmak boyam olduğunu anımsadım..
demek ki..
yeterince şık yoktur.. her an daha şık ve süslü olunabilir dedim..
 ama şimdilik ufak bir molayı hakettim ben de..



18.09.2012

liste.. karatahta ve kraft sohbeti..

son yayınımın tarihi.. beş ağustos..
peki ben hiç birşey yapmadım mı..
eh yaptım elbet..

ama hep kaçrarken ve göçerken ve o nedenle burası da alışıldık bir kraft bloğu olamıyor..

bugün neler yaptığımı listeleyeyim..
sonra da..
açıklamalarımı yazarım..

boya yapıldıktan sonrasında kalmıştık..
kahverengi kanapeyi atışımdan bahsetmiştim..


1- girişteki sigorta kutusu.. koblolu yayın tefon ve diğerlerinin kutularını kamufle etmek için bir proje..
bir raf.. ve art ve kraft sergisine dönüştü..o duvar..
2- eskitilmiş ayna.. yok karatahta yapmayı düşündüğüm çerçeve ayna çerçevesi oldu.. uzun bir öyküye sahip masa iki masaya dönüştü.. biri antredeki kalorifri kamufle ediyor..
diğeri yaşam alanında dresuar taklidi yapıyor..
3.araya sokuşturulan üç çay kutusu boyandı.. =P..
4- bir puf.. çok sevgili çok sakin yumuşak huylu bir dostumdan anı kalan.. bir puf.. yenilenmeye başladı..
3- mutfakta da değişimler oluyor..
4-çekirdeğin odasında değişimler oluyor gene annesi gibi.. huzursuz ruh.. hiç durmadan değişim geçiriyor yaşam alanı..
5- televizyon alanında değişim oluyor..
az sonra yeni ve değişik fikirlerle.. ve belki de işinize yarayabilecek tariflerle ..

bir kraft diyaloğu..
ç- bunu sen mi yaptın.. elinde karatahta boyasıyla boyanmış küreyi tutuyor..
a-evet..
ç-çok güzel olmuş.. bana da öğret..
a-sen mi yapacaksın..
ç-evet sen yaptıysan ben de yaparım..
a-pekala.. bir ölçü boya.. istediğin renk.. bir ölçü su.. üç tepeleme kaşık alçı ( ya da derz demedim derzi nerden bilsin)..
ç-gözlerini açarak.. korkutucusun biliyor musun..
a-haha neden bir anda tarif verdiğim için mi..
ç-evet..
a-  aslında korkutucu olan eskiden karatahtayı öğretmenlerin boyaması.. sınıfta soba.. is ordan.. bir de yumurta akı.. onu da öğrencilerden isterlermiş..

bu noktada sıkılmış.. küreyi bırakmış.. ve gitmişti.. çoktan..
........................



-

2.11.2011

yaptıklarım yapacaklarımın.. kanıtı mıdır..

yatakayakucu pufu olarak şurda bahsettiğim bank pek uygun görünmüştü gözüme.. 
ama olmadı..
ayakparmakzararlısı olmayıyeğlei..
dolayısıyla bahçeye sürgüne gitti.. yerini buldu hatta gelecek zamanda süper projelere konu olacak kendisi..
onun yerine..
modernolsun biz onu nasıl olsa saklarız kendimize benzetiriz geçmişe ah çektiririz dediğimiz sevgiliikeya evimizin herşeyinden makul mantıklı fiyata bir teve sehpası kılıklı bişey seçildi..
montaj on5 dakika sürdü.. =)


sonra da örtüldü yastıklandı şuşute frufrute edildi kabartıldı..

 

daha istediğim kıvama gelemedi.. 
neyin eksikliğini çekiyorum bilmiyorum..
ama bişey tam oturmadı..
yastığı düğmelesem.. yok yok..
düğüm düğüm açık yeşillesem.. eteği fırfırlasam.. yok yok.. altına aslan ayak eklesem belki belki aşamasında..
ama güzel oturdu yeride..
boyu bosu oldu..

he burası el işi bloğu biliyorum ama nasıl diktim anlatasım yok.. az sonra daha sonra belki..
şimdi aslında.. 
şöyle birşeyler yapasım var..


bundan yapmıştım bir tane.. birkaç tane daha yapasım var..