dekupaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dekupaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.03.2013

kitaplık kurdu için.. ve atalet için.. çalışma yazma okuma köşesi..

aslında epeyi zaman önce  başladı bu çalışma masasının öyküsü..
değişip gelişerek bu hale geldi..


bugün ise.. bu hale..


bu artık son hali şimdilik..

kapakta vircinyam volfum olmalıydı..
kendine ait bir oda olmalıydı..
kolaj yapıldı ama..
sanki bitmiş gibi olmadı..
önce..

kuru fırça tekniğiyle.. yani olabildiğince az boya aldığım fırçayı hafifçe sürmek üzere.. o simsiyah..
boyaları biraz hafiflettim..



sonra boyacıların kullandığı az yapışan bir bantla..
işaretler koydum amacım..
kitap gibi göstermek kapaktaki çalışmayı..
mükemmel olmasına gerek yok andırsa yeter..
o yüzden önce bir kitap koydum .. baktım o açıda dursa yanları ve kenarı nasıl görünürdü diye..
sonra maskeleme bandıyla işaretledim.


yine kuru fırça ile geçtim siyahla.. 
bandı hemen çıkardım..
boya kurumadan..
sonra..


elimdeki bej rengi boyayı birazkirlettim.. renklendirici ile.
 olmasaydı azcık siyah katabilirdim.. o da yoksa..
kahve katardım =)..





oluşan koyu rengi yine kuru fırça olarak geçtim..
sonra hemen kağıt havluyla fazlasını aldım..
kuruyunca..
zımpara ile azcık eskittim hafiflettim boyaları..
balmumu cila ile
korumaya aldım..

 son hali budur bence de süperdir..


bu da ışığın sönük halidir..

peki içi nasıldır..
 uzaktan böyledir..
her zaman değil ama..
şu an fotoğraf çekileceği için bu kadar düzgün..
genelde pek dağınık olur..
=)
kalemlik ıvır zıvır koymak için eskicilerden topladığım sütlükleri kullanıyorum..
içinde çukulataymış.. hediyeymiş.. gelen her ktu bir göreve atanıyor..
kırtasiye tutkunluğum var benim..
kutularda saklayınca bulmak kolay oluyor..

kapağın içi..
eski not kağıtları kitap sayfaları biletler.. kitapçıların ambalaj kağıtları ile kaplı..
ve en sevdiğim yazarlanrdan birinin..
tezer özlünün..
onuncu ölüm yıldönümünde gazetede yayınlanan anma yazısı..
özgürlük lafı geçince tepesine bir martı deseni..
tezerin nefis fotoğrafına da bir taç eklenmiş olarak..

evet bu çalışma masası artık tamamen benim..
her köşesi ile atalet sindi her yanına..

kolay olsun kraftınız..
yok mu hala..
eh ama ne duruyorsunuz..
hadi..
kişiselleştirin bir köşeyi..
nesneyi..
eşyayı..
çok kolay ..
görmüyor musunuz...


Image Hosted by ImageShack.us

6.11.2012

buduarın otuzundan iki üç dört ve beş....



tamam ..
iki üç dört beş altıncı gündeyim..
yaptım bişeyler yaptıklarım da var.. demiştim..
o yüzden ara günlere önce yapmış olduklarımı yazayım o arada bişeyler üretirim naslsa..

bi kere saime hnımdan kalan bir gül büfem var..
ince ve zarif kendisi gibi..
bir vitrin büfe değil..
içinde üç cam rafı var..
toplam dört raf ediyor.. dibiyle beraber..
benim evim karanlık.
hep söylüyorum.. verandamsı yer ve ağaçlar yüzünden öyle parıl parıl aydınlık olmuyor o yüzden ışığı yansıtan açık renkler istiyorum etrafımda ama saime hanımdan kalanları boyayamıyorum..
gül ağacı da çok güzel bir dokuya sahip..
o zaman nasıl açacağım rengini derken..

duvar kağıdı ile kapladım içini ama tam kaplama değil..
sadece incecik zımbaladım.. çıkardığımda pek bi hasar vermeyecek.. ama duvar kağıdı tek bşına pek sırıttı kenar köşelerde..
ben de.. güzel bir kordone buldum ..
onu kağıda silikon tabancası ile yapıştırdım..
dikişten anlayanlar .. bilir..
iyi terzilik.. budur..
önemlidir.
sağlam silinebilir ve şık üstelik açık renkli oldu.. aydınlandı..





bu dolap saime hanım bir taşınma döneminde iken eve giren ustalar tarafından devrilmiş..
içinde ne var ne yok kırılmış..
anlatırken pek üzülürdü.. ben de dinlerken sanki ali baba hazinelerini kaybetmişiz gibi üzülüdrüm...
bizim evde.. ellenmesini istemediği herşey.. ve nakışlı örtüler sergilenirdi.. ben sergilemeden ziyade..bildiğin kullanıyorum..
yani doğrudan servis için kullanılıyor.. günde kırk kere kapağı açılıp kapanıyor....
çay takımları peçeteler ve içki servisleri var içinde..


kaynak


üçüncü güne.. tekerlekli salon dolabı imalatını koyalım..
ne yaptım.. evde boy boy çeşit çeşit kitap rafı var..
benim de kanapenin arkasında kalacak üzerine iki lamba konulacak bir dolaba ihtiyacım..
ölçtüm kanapenin arkasını enini boyunu..
ve eldeki fazla rafları bir tanesi tam oldu..
onu marangozla beraber.. yan yatırdık üzerine bir hoş parça kestik.. ara rafları çakıldı tekerlekleri takıldı.... boyandı.. pek güzel oldu.. ve marangoza verdiğim el harçlığı dışında bir masraf olmadı..
geri kalan herşey evde vardı zaten..
böyle kendimi akıllı hissetmeyi seviyorum.. bu dolap var ya..
ömrümü yedi..
daha çocuks bebe iken evde bulunan bi dolabı.. çestırın arkasına çekivermiştim..
üzerine iki opalin lamba..
daha çb oturur oturmaz kolunu koltuğuna arkasına doğru sallayıp..
abajurlardan biri sallanmaya başlayıp ben uçup yakalamıştım kırılmadan..
gayet sakin..
buraya her oturanla böyle uçmak istemiyorsan bence kaldır dedi..
herkes kolunu kanapenin arkasına atar..

atar mı gerçekten..
niye..
yani ben hiç atmam.
kanapenin ta sırt dayama yerine neden kolumu atayım ki.. kanapenin kol koyma yeri var..

kanape arkası dolap manzarası


gerçi bu seferkine de bir kaza riski oldu bile.. ama hem tekerlekli olduğundan kaçabiliyor dolab-cık.. hem de bu kez abajurlar kumaş.. ayakları metal..
düşürülebilir hasarsızca..
ben hala otururken bu kadar kolu bacağı uzatma durumunu anlayamıyorum..
ha uzanmak yatmak ayakları altımıza toplamak saba melikesi durumları hepsini anlıyorum da..
kolu kanapenin sırt dayama yerine atma gereğini çözemedim..
inceliyorum çözünce yazarım..
kanapenin arka manzarası

kitaplık önü yazılı abajur şapkası =)


fotoğraf evin değil..
sadece pinterestte hoşuma giden görünümleri topladığım
mantar panomdan.. bir tanesi..
diğerleri nasıl diye merak ediyorsan şuraya..

içimde kalan ve para harcamadan ve doğaya zarar vermedem gerçekleştirdiğim ev süslemelerini seviyorum..
gözümün değdiği yeri sevince beğenince huzurum keyfim ve konyak veya merlo tüketimim artıyor.. =)

dördüncü gün için..
çarşaf etiketlenme işini yazayım..
bizim evde çarşaflar nevresimler hep gezer.. özellikle nasıl oluyor bilmiyorum ama aynur hanım tek kişilik lastikli çarşafı çift kişiliğe bile takmayı başaranlardan.. bir bunu bir de.. askılarımızı birbirine katmadan duramıyor.. sırf bu nedenle renkli askılar aldım ahşap askıların sarı ve turuncu olanları çekirdeğe.. mor ve beyaz olanları bana.. düz ahşap olanlar çbye dedim ama başaramadım..
 askılarımı kılıfladım.. sırf bu yüzden..  şimdilik bi onlara dokunamadı..

çarşafları etiketlemek pek kolay bişi..
bir adet altın rengi ispirtolu kalem kalın uçlu edindim.. miştm.. en kaligrafik yazımla..
baş harfleri yazdım.. ütüledim o köşeleri..
sıcak boyayı sabitler..
=)..
denendi başarılı.. tavsiye ederim..
artık sıkıysa karıştırsın..

beşinci güne kahve köşesi projesini koyayım..
bunca kahve seven kadın olarak.. sadece bir kettle durup duruyordu bi köşesinde mutfağın bu böyle olmaz dedim..
bir adet tepsi koydum önce..
sonra içine kettılı.. ve bir şekerlik.. sütlük içine şirin kaşıklar..
coffee time yazan kahve desenli peçeteler.. dantel görüntülü bir peçetelikte..
sonra.. bir de çay kutusu koydum çay severleri de kapsasın tepsim.. kutuyu de ben boyamıştım..
patine beyaz..
bir iki şirinlik daha olacak da.. az vakit.. hepsi bir arada köşe şirin oldu.. işte iki üç dört beş.. =)..
altıyı bari fotoğraflayıp.. anlatayım akşam..
hem bu yazıyı da foto edit ederim belki sonradan..

edit saat 23.den sonra fotoğraf ekledim birkaç tane..
şu tekerlekli kanapearkasıdolap ile ilgili konuşasım var..
o benim okumadığım kitaplar dolabım oldu.. çok da iyi oldu..
leke de çok beğendi..

okunmamış kitaplar dolabı

tekerlekleri sayesinde çekilip itilip devirmeden temizliği yapılabiliyor.. ve 
abajurların .. tüm elektrikli aletlerin yerlerde sürünen kablolarından nefret eden ben için..
süper de saklama fikri geliştirdim.. saklama derleme toplama..

velkro band ile.. hem çiftli prizi hem de kabloların fazala uzunluklarını toplayıp dolabın arkasına sabitledim

kablo düzenleme

pek de düzenliyimdir.. =)



1.11.2012

buduarın otuz günü olsun mu ??

o kadar iddialı değilim ataletin otuz gününü bile yazabileceğimden emin değilim..
ama hani burda da yarım kalmış şeyler var..
belki burayı da bir çeki düzene koymak lazım....

listede otuz madde bulursam bunları da bu ay tamamlayayım diyorum..
* buduarın lambaları..(2 proje) ay hatta üç..
*çocuksa albüm dijital ve gerçek albüm.. iki çarpı iki.. dört..
*21liğin grafik karalamalarını toplamak için bir proje..
*çekirdeğin odasının son birkaç işi.. duvar kağıtlarıyla ilgili.. dvdplayerle ilgili düzenlemeler.. 2-3 de bu eder..
*mutfakta perdesi.. kaşık projesi.. kahve köşesi prjesi.. 3 de buraya.. bi de dolap boy.anması var dört..
tabureyi de koy .. beş etti..
*giyinme odası projesi. bu biraz karışık parmak hesbı ile......bir boya.. bir kağıt kaplama bir aydınlatma.. iki dolap yerleştirme düzenleme.. bir de hobi malzeme kategorizasyonu dersek.. en az yedi proje çıkar..
*çarşafların etiketlenmesi.. =P.. bir de bu..
*ırmağa örgü öğretmek var...
*o maraton zamanında yapılanları fotoğraflamak ve yayınlamak var ki en az beş proje bunlar..
*kitap ciltleri vardı bekleyen onları tamamlamak olsun.. bak yirmidokuz etti sanırım..
*hadi son bir de.. kolaj çalışmalarımı içinde toplamak için bir el çantası imalini koyayım...
otuz..

hergün en az bir şey yapmam anlamına geliyor bu..
günün yoğunluğuna göre.. yapamadığımda da.. hazır bitmiş yayınlanmamışları kullanırım..

oldu bu iş.. =)..



13.10.2011

şifoniyerin öyküsü..

hep diyorum .. her eşya kendi öyküsünü kendi yazar..
bir adet pratik kullanışlı ve fakat eski giyinme odasında.. ait olduğu yerde..
kendine benzer malzemeden eşyalarla birlikte..
 göze hiç batmadığı halde.. alt odaya inince.. birden ..
.çirkinlik abidesine dönüşen şifoniyer.

armut kaplama tekerlekli şifoniyer
bu arada şifoniyerin.. kumaş şifonla..
yani şu uçucu incecik transparant seksi kumaşla hiç ilgisi yok..
chiffon.. fransızca.. kumaş parçası.. çaput.. paçavra filan anlamına da geliyor..
genelde katlanıp kaldırılması gerekn kumaş örtü kılıf peçete filan gibi şeyleri koymak için tasarlanıyor..
gerçi günümüzde buna çekmeceli dolap denmeye başlandı ..


eski kalıp kağıtları.. 

vintage dikiş malzemesi reklamları
 eski dikiş makinesi.. patron ve dikiş reklamları..
dikiş mankenleri.. makas.. ıvır zıvır reklamları kağıtları..
ile kaplanır..


kuruyunca.. akrilik vernikle koruma altına alınır.. 
iki kat..


üzerine süsü püsü konulur..

ama odanın beyazlığı içinde birden .. fazla renkli gelir göze..
bir süre böyle kullanılır ama içe sinmez..
eh o zaman.. ne yapılır.. =)..

sulandırılmış beyaz akrilik boya ile..
 üzerini tam kapatmayacak bir kat geçilir..
beğenilir.. 
verniklenir..


yeni yerinde.. biraz daha beyaz..
ama dikkatle bakıldığında..
bütün o geçmiş zaman güzellikleri ..
görünecek şekilde kullanılır..
zaten hayatta da öyle değil mi.. 
dikkatle bakmadan ne güzellikleri ne de hataları göremezsin diye felsefe yapılır..


bütün süreç boyunca..
saime hanımın.. eğer görseydi..
nasıl yandan bir gülümseme ve gözlerinde pırıltılar ile bakacağı ve çılgın diyeceği düşünülür..
tek bir kumaş ya da kağıt parçasını ziyan etmeden yaşayan insanların zamanında..
insanlara da nasıl daha çok değer verildiği düşünülür..
mal kıymeti bilmeyen insan kıymeti de bilmez.. sözü anımsanır..
ben acaba bu yüzden mi bir türlü bazı hatalı kişilerden bile kurtulamıyor..
hala onlara tolerans gösteriyorum diye öz eleştiri yapılır..
dolabın ilk halini çok beğenip eve gelen her arkadaşını bak annemin yaptığı odaya diye alt kata koşturan çekirdekten ..
benim en beğendiğim parçayı boyadın diye fırça yenir..
************

şimdi .. olur da bunun gibi bir işe kalkmak isterseniz..
çok kolaydır..
tarifini veriyorum.. ay uğraşamam diyenler.. burdan sonrasını okumayabilir.. 
felsefe filan yapmayacağım sizden gizli söz..
malzeme.. 
beyaz tutkal kullanmak gerek bu iş için.. 
bazen duvar kağıdı tutkalı ile beyaz tutkalı karıştırdığım da oluyor yarı yarıya.. ama üstünlüğünü eksikliğini görmedim..
tek başına duvar kağıdı tutkalı biraz zayıf oluyor..

üstü kaplanacak eşya..
dolap sandalye kutu tepsi.. her malzeme olur.. plastikten masif ahşaba..

kaplamak için kağıt..
dergi sayfasından.. haritaya.. reçeteden peçeteye.. fotokopiden herşeye..olur kağıt olsun yeter..
ne bulup yapıştırıcam üzerine demeyin.. elinize geçen her kağıt..
kaplama için kullanılabilir.. yeter ki deseni size birşey desin..
bişey anlatsın..

hatta odanızda beğendiğiniz bir yastığınız bir örtünüz varsa.. onun fotokopisini bile kullanabilirsiniz..

yapılışı..

beyaz tutkalı azıcık sulandırmak gerekebilir.. daha kolay sürülecek hale getirmek için.. 
ben önce bir deniyorum olduğu gibi.. baktım zor sürülüyor.. azıcık su ekliyorum..

yapıştıracağınız eşyanın üzeri temiz olmalı..
en güzeli hangi malzemeden olursa olsun..
eşyayı hafifçe zımparalamak..
öyle manikür bozacak kadar değil.. azıcık yüzeyinin parlak hali gitsin diye.. 
ince zımpara kağıdı kullanıyorum.. doğrudan..
tek bir sırrı var bu işin..
zımparayı hep düz hatlar halinde ve hep aynı yönde  sürtmek..
yani bezle siler gibi yuvarlaklar çizmeyin elimizi alıştırmayın..
sonra da ıslak bir bezle siliyorum eşyayı..
hem zımpara tozu hem de kalıntı  kir pis temizlenmiş oluyor..
canınızın istediği herşeyle kaplayabilirsiniz..
gazete kağıdı dahil..
çok büyük parça kağıtlarda.. arasında hava kabarcığı kalma riski yüksek..
ben o yüzden daha ufak kağıtları yeğliyorum..
ama duvar kağıdı bile olabilir..farketmez..

tutkalı önce eşyaya sürüyorsunuz.. şlap şlap bol bol..
sonra da kağıdın alt yüzeyine.. 
kağıdı yapıştırın.. 
sonra eski bir kredi kartı olur.. karton olur.. mutfak spatulası olur..
kağıdı.. ortasından kenarlarına doğru sıvazlıyorsunuz.. hava kabarcığı kalmasın diye..
bu kalıp kağıtları çok inceydi mesela.. yırtılıveriyorlardı..
onları elimin dış kenarı ile üstlerini sıvazlayarak yaptım bu işi..
stressiz rahat yapılan bi iş..
sonra üzerine de bi kat tutkal geçiyorsunuz..
korkmayın beyaz tutkal .. kuruyunca şeffaflaşıyor..
işte beğeninize göre..
yapıştırın kağıtları.. üstüste de olur.. alta eski kitap sayfası zerine çiçek de yapıştırabilirsiniz..
desenli peçete kağıdı olur..
kitaplardan kesilmiş desenler olur..
kartpostal olmasın ama.. o kalınlık yapar.. onun da mesela fotokopisini alabilirsiniz kullanmak için..

eğer fotokopi kağıdı gibi..
parlak bir kağıtsa kullanmak istediğiniz.. kağıdın arka yüzeyini de birazcık zımparalayın derim.. 
daha iyi yapışır..

tamam kaplandı mı..yapışırken ordan burdan fazlalıklar taşmıştır elbet. . .onları ellemeyin..
bir 24 saat bekleyin..
şimdi.. yine ince zımpara kağıdı ile taşan yerlerin tahta ile birleştiği yerden bir iki kere geçtiniz mi..
ayrılı verir fazlalık.. bunu resimli de anlatabilirim bi ara..

sonra vernik..
ister parlak.. ister.. saten ister mat..
ister sentetik vernik.. ister.. akrilik..
akrilik verniği hobi mağazasından almayın.. 
küçücük şişede.. pek pahalı.. ben onun yerine kocaman bir teneke alıyorum nalburdan..
kokusuz olduğu için çok kolay kullanılıyor..
hem kullandığınız fırçayı da.. sıcak su ve sabunla yıkadınız mı temizleniyor..
hem de inceltmek gerekirse suyla inceliyor..
tiner gibi yanıcı parlayıcı ve kokulu malzemelerden kurtuluyorsunuz..
hem de.. bir saatte kuruduğu için.. bir kaç kat atmak gerektiğinden zaman kazanıyorsunuz..
bir kat vernik at.. git bi dizi izle.. gel bi kat daha at gibi..
diğerinde her kat için 24 saat beklemek gerekiyor..

evet.. vernikler de atıldı en az üç kat..
eh artık dilediğiniz gibi kullanın..
ister.. silin.. ister bardak koyun.. bişey olmaz..
eğer yoğun kullanılacak birşeyse.. vernik katını beşe çıkıverin.. 
kolay zaten..

ya da kumaş da kaplayabilirsiniz..
hep aynı şey..
hafif zımpara..
bol tutkal..
hem alta hem de üste..
ve en az üç kat vernik..

dekupaj da deniyor bu işe..
eşyanın tümü kaplanınca.. abartıp papier maché diyen de var.. 
ki o apayrı ve yine çok kolay bir sanat.... =D
ondan da yaparız.. 
yapılmışı bile var.. =)