perde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
perde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6.05.2012
saksılar beyazlar kuşlar kitaplar menekşeler atlar ve oburlar...
malzemeler.. uzaklardan gelen bir köpek havlaması..
komşu çatıda yuva yapmışkuş sesleri..
ufak suluğun şırıltısı..
yeşil yeşil..yeşil..
güzel isimligüzel dilli alıpgötüren bir kitap..öyleyoğun olmalıki duyguları.. arada mola verme gereksinimi doğurmalı..
misal.. menekşeler atlar oburlar..
ilham.. elbette..
beyaz tavan boyası..
bulaşık süngeri..
siyah akrilik boya.. sulu boya da olur..
önceden asılmış perde..
yıllar öncesinden kalma emek ürünleri..
sonuç.. eski kiremit saksıdan birhoşluk yaratmak..
kitapmolalarında..
önce saksıyı ıslak süngerle nemlendirip..
sonra tavan boyasını yine süngerle sürüyoruz..
ve hemen siliyoruz.. sarı bezle..
çokmu soluk oldu.. bir daha yapıyoruz aynı şeyi..
sonraki molada..
başharflerimizi yazıp.. boşlukkalan yerlere.. dalcıklar yaprakcıklar olmasını umduğumuz bişeyler çiziyoruz..
tabii isteyen dahaözenliçalışabilir..
ama o zaman..kitabın egede geçmemesine özen gösterilmeli derim şahsen..
son molada..
kurumuşolan monogramı.. başharfleri..
zımparalayıp eskitiyoruz..
yetmezse.. biraz daha..
son olarak kitabı bitiriyoruz.. =)..sözcükler.. beyinde hala dansederken..
bloğafotoğraf çekiyoruz..
28.04.2012
bahçeler beyazlar.. aynalar.. kuşlar..bonzailer hakkında..
zira 21l,ğe g,decektim..bahçede çalışamayacaktım..
sonra o program iptal oldu..
bayıla bayıla eve koştum yine olduğum gibi bahçeye fırladım..
2kahve bir dilim keke çalıştım..
bu çalışmaçok pisletti ortalığı..
zımparakar gibi yağdı..
o yüzden sonrasında ir dederin temizlik yaptım..
bu şu demek..
perde asılabilirhale geldi..=).
zımpara öncesi son kat..
zımpara eskitme ve vernik sonrası..
hafifbir deniz kenarı hali oluştu..
aa atalet bibeyaz boyayı doğru sürememişin.. demeyin sakın..
beyaz lake mobilya peşinde değilim.. bayıldım ben bu haline.. =)..
bi de neyim oldu ..=)..
evet burda yazmıştım değil mi.. çerçeve ayna proje diye..
çerçeve geldi.. bulundu..bir yerlerden ve .. mal bulmuş marebi gibi.. eve getirildi..
harika fikirlerim var bunun için..
bahçede bir minyatür hazırladım..
migrosda eğreltiler çok ucuz kaçırmayın derim..
ve bonzailer de ucuz..
kaçırmayın..
ben bir de türkuaz sulama kovası edindim.. minyatür bahçeme..
22.04.2012
ve atalet ve bahçevan ve lavantalar ve rosssmariler.. ve beonyalar.. ve saatler ve diğerleri..
evet..ataletin bahçesinin ilk panoraması...
hep diyorum ayakkabı burnu kadar bahçe.. bahçemahçe değil olsa olsa bah.... =)
ama bu kadaecıkşeyin ne kadar işçıkardığını bilemezsiniz..
sabah 10.otuz gibi çiktim elimde kahvemle..
yeni birkırk litre toprakla..
dün ektiklerim duruyor daha orta yerde.. kesip biçtiklerim.. ortada..
ama aklımdabirtek şey vardı..
daha önce gördüğüm birşeydi..
çiçeklerden akan nehir..
tabii benimkiminik bişey olacak.. ama olsun..
önce.. bir kanalkazdım..
miini etekliolduğundan şüphelendiğim.. killitoprak satıcısı kadının önerdiği iğrenç toprakra..
evet biliyorum hiçaksatmıyorum kadın için bu uzun cümleyi kurmayı ama.. çok kızgınım ona.. çok..
neyse.. son yağmurlar sayesinde.. toprak suya doymuş yumuşaktı..
kanalı kazdıktan sonra..
bir beyaz saksıyı kırdım.. çatlaktı zaten..
ve o noktadan ekmeye başladım..
sıkışık sıkışık beyabegonyaları.. güzel torf toprağı kullanarak..
kasamın yarısını kullandım..
sonra toprağın üzerini..yine mucurla örttüm..
bu işi yere dizçökerek yaptığımdan..
iş bittiğinde ayağa kalktığımda..
bir başdönmesi atağı geçiştirdim..
ama bahçevaaaaaaannn..
durmaz.. o arada fotoğraf çektim =)
bu beyaz minelerle dolu askılı saksı..
sonra diğer askılı saksımı ektim.. mor mineyi de ona ektim..
böyle kahverengibiküfümsü bişey var bu saksıların içinde..
onun içini çöppoşeti ilekaplıyorum..
içine iki santim kadar toprak koyup.. hemen o hizada.. makasla üç kesip yapıyorum..
sonra bildiğin saksıya eker gibi.. bitiriyorum ekme işini..
siyah torbanın sarkan juponlarını kesiyorum..
bir kocaman lavantam kalmıştı..
bir kocaman saksıya..
onu ektim..
önce dibini deldim.. sonra.. bu yıl öğrendiğim yeniipucunu kullandım..
kahve filtresi..
deliklerin üzerine kahve filtresi koyuyorum..
böylece toprak delikleri tıkamayacak.. sulandıkça..
güzel oldu..
sonra..
knidos afroditimin yanına koydum o saksıyı..
bu arada.. mucurların üzerindeki yaprakları topladım..
uzamış hederalarınmanikürünü yaptım..
ortalığa yaydıklarımı topladım..
yine dağıttım..
kahve içtim..
telefonda bir kişiye kendikendisine nörolojik muayene yaptırdım bi şeyi yokmuş.. yarın kontrole çağırdım..
lekecumavniye beni hiç yalnız bırakmadı..
ara ara dikkati dağılsa da..
benimle birlikte geçirdi günü..
sadece toprak torbasını karıştırmasına izin vermeyince biraz atıştık o kadar..
çocuksla geçindiğimden daha iyi geçiniyoruz onunla..
sonra..
yine begonya ektim..
bu kez.. el arabasına..=P..
el arabasının tahta bölümü çürümüş..
o yüzden bir çinkonun dibini deldim çiviveçekiçle bi sürü delik açtım.. kevgire döndü..
sonra.. doldu begonyalarla..
can suları verdim..
can suyu aslında en önemli şey..
yarım yamalak yapmayacaksın..
topraktaki hava boşluklarını yok etmek amaç..
yavaş yavaş sulayacaksın..
dibinden su gelene kadar devam edeceksin..
öyle yaptım işte..
düşmesin çinko diye yanına bir demir sokuşturdum..
ben oraları kurcalarken..
sopa gözüme girmesin diye tepesine bir ördek soktum..
bir tane daha gerekecek bu demirlerden.. vardı amabulamadım.. çıkınca ortaya çakacağım onu da..
işte o arada.. çekicikaybettim..
=)
o yüzden son çinkomu delemedim..
zaten toprak gene bitti..
sonra yaptığım pisliği düzelte dizelte.. kese toplaya ata.. asa bağlaya..
bu saati ettim..
üstelik daha çok işvar...
buncacık bahçeden
bunca çöp çıkacağına inanır mıydın ey okur..
elmam da.. çiçek açtı..
bu yıl armutu gösteremedim..
ama elmayı kaçırmayın.. bari..
bu kırmızı elma..
kokulu da..
bu yıl çok çiçeği var..
dilerim geçen seneki gibi beyaz küf olmaz..
rutubetle beraber başlıyor o da..
gerçi iyi budandı hava dolaşabilir dallarının arasında ama..
yine de oluyor işte..
bu yıl bakır sülfatlandı ağaç.. organik bahçe iyi de.. kurtlar elmaların tümünü yiyor..
ilk defa bu yıl ilaçlamaya karar verdim acık ucundan..
bu yazı bitmez..
yorgunum da..
en iyisi hala yapılacakların listesini vereyim..
* çekici bul.. ikili çinkoyu del..
*dolabı temizle/t.. ve diğer yana taşı kuş evlerini yıka/t.. ve çinkoları ve beyaza boya göz alsın..=)
*çinkolara etilket yap..
*yedibuçuk kiloluk tuhaf gri saksıların içine sarkan çiçekler edin..
*kanapeyi ve koltukları beyaza boya..
* perdeleri as artık yeter..
*şu su püskürtecini bi güzelleştir..
*inatla sağkalan üzüm kütüğüne bir dayanak bişey yap..şık olsun değişik olsun..
*içinde ışık olan küreler yap..
*çok katlı saksılığı beyaza boya beyaz saksıları del içlerine çiçek planla.. ne olsun????
*bahçeden kaybolan bitkilerin listesini yap....
ve en önemlisi..devam et..durmamola verme.. hemen yarın devam et... bahçe zamanı
hep diyorum ayakkabı burnu kadar bahçe.. bahçemahçe değil olsa olsa bah.... =)
ama bu kadaecıkşeyin ne kadar işçıkardığını bilemezsiniz..
sabah 10.otuz gibi çiktim elimde kahvemle..
yeni birkırk litre toprakla..
dün ektiklerim duruyor daha orta yerde.. kesip biçtiklerim.. ortada..
ama aklımdabirtek şey vardı..
daha önce gördüğüm birşeydi..
çiçeklerden akan nehir..
tabii benimkiminik bişey olacak.. ama olsun..
önce.. bir kanalkazdım..
miini etekliolduğundan şüphelendiğim.. killitoprak satıcısı kadının önerdiği iğrenç toprakra..
evet biliyorum hiçaksatmıyorum kadın için bu uzun cümleyi kurmayı ama.. çok kızgınım ona.. çok..
neyse.. son yağmurlar sayesinde.. toprak suya doymuş yumuşaktı..
kanalı kazdıktan sonra..
bir beyaz saksıyı kırdım.. çatlaktı zaten..
ve o noktadan ekmeye başladım..
sıkışık sıkışık beyabegonyaları.. güzel torf toprağı kullanarak..
kasamın yarısını kullandım..
sonra toprağın üzerini..yine mucurla örttüm..
bu işi yere dizçökerek yaptığımdan..
iş bittiğinde ayağa kalktığımda..
bir başdönmesi atağı geçiştirdim..
ama bahçevaaaaaaannn..
durmaz.. o arada fotoğraf çektim =)
bu beyaz minelerle dolu askılı saksı..
sonra diğer askılı saksımı ektim.. mor mineyi de ona ektim..
böyle kahverengibiküfümsü bişey var bu saksıların içinde..
onun içini çöppoşeti ilekaplıyorum..
içine iki santim kadar toprak koyup.. hemen o hizada.. makasla üç kesip yapıyorum..
sonra bildiğin saksıya eker gibi.. bitiriyorum ekme işini..
siyah torbanın sarkan juponlarını kesiyorum..
bir kocaman lavantam kalmıştı..
bir kocaman saksıya..
onu ektim..
önce dibini deldim.. sonra.. bu yıl öğrendiğim yeniipucunu kullandım..
kahve filtresi..
deliklerin üzerine kahve filtresi koyuyorum..
böylece toprak delikleri tıkamayacak.. sulandıkça..
güzel oldu..
sonra..
knidos afroditimin yanına koydum o saksıyı..
bu arada.. mucurların üzerindeki yaprakları topladım..
uzamış hederalarınmanikürünü yaptım..
ortalığa yaydıklarımı topladım..
yine dağıttım..
kahve içtim..
telefonda bir kişiye kendikendisine nörolojik muayene yaptırdım bi şeyi yokmuş.. yarın kontrole çağırdım..
lekecumavniye beni hiç yalnız bırakmadı..
ara ara dikkati dağılsa da..
benimle birlikte geçirdi günü..
sadece toprak torbasını karıştırmasına izin vermeyince biraz atıştık o kadar..
çocuksla geçindiğimden daha iyi geçiniyoruz onunla..
sonra..
yine begonya ektim..
bu kez.. el arabasına..=P..
el arabasının tahta bölümü çürümüş..
o yüzden bir çinkonun dibini deldim çiviveçekiçle bi sürü delik açtım.. kevgire döndü..
sonra.. doldu begonyalarla..
can suları verdim..
can suyu aslında en önemli şey..
yarım yamalak yapmayacaksın..
topraktaki hava boşluklarını yok etmek amaç..
yavaş yavaş sulayacaksın..
dibinden su gelene kadar devam edeceksin..
öyle yaptım işte..
düşmesin çinko diye yanına bir demir sokuşturdum..
ben oraları kurcalarken..
sopa gözüme girmesin diye tepesine bir ördek soktum..
bir tane daha gerekecek bu demirlerden.. vardı amabulamadım.. çıkınca ortaya çakacağım onu da..
işte o arada.. çekicikaybettim..
=)
o yüzden son çinkomu delemedim..
zaten toprak gene bitti..
sonra yaptığım pisliği düzelte dizelte.. kese toplaya ata.. asa bağlaya..
üstelik daha çok işvar...
buncacık bahçeden
bunca çöp çıkacağına inanır mıydın ey okur..
elmam da.. çiçek açtı..
bu yıl armutu gösteremedim..
ama elmayı kaçırmayın.. bari..
bu kırmızı elma..
kokulu da..
bu yıl çok çiçeği var..
dilerim geçen seneki gibi beyaz küf olmaz..
rutubetle beraber başlıyor o da..
gerçi iyi budandı hava dolaşabilir dallarının arasında ama..
yine de oluyor işte..
bu yıl bakır sülfatlandı ağaç.. organik bahçe iyi de.. kurtlar elmaların tümünü yiyor..
ilk defa bu yıl ilaçlamaya karar verdim acık ucundan..
bu yazı bitmez..
yorgunum da..
en iyisi hala yapılacakların listesini vereyim..
* çekici bul.. ikili çinkoyu del..
*dolabı temizle/t.. ve diğer yana taşı kuş evlerini yıka/t.. ve çinkoları ve beyaza boya göz alsın..=)
*çinkolara etilket yap..
*yedibuçuk kiloluk tuhaf gri saksıların içine sarkan çiçekler edin..
*kanapeyi ve koltukları beyaza boya..
* perdeleri as artık yeter..
*şu su püskürtecini bi güzelleştir..
*inatla sağkalan üzüm kütüğüne bir dayanak bişey yap..şık olsun değişik olsun..
*içinde ışık olan küreler yap..
*çok katlı saksılığı beyaza boya beyaz saksıları del içlerine çiçek planla.. ne olsun????
*bahçeden kaybolan bitkilerin listesini yap....
ve en önemlisi..devam et..durmamola verme.. hemen yarın devam et... bahçe zamanı
16.04.2012
bahçeden dekordan beyazdan kırmızıdan pencereden ve hatta aynadan..
tamam bir çift ayakkabı kadar bir bahçem olabilir..
ama zaten bir kıza daha fazlası gerekmez..
işi az..
bakımı kolay olmalı..
sevdiği şeyleri bir çekmeceye nasıl doldurursa insan..
öyle doldurmalı..
iyi kötü üç ağacım var..
daha doğrusu iyi üç ağacım var..
bir de kötü durumda ağacım..
elmam hem de en sevdiğim..
yeşil elmam hem şekilsiz hem de çırpı gibi..
ama bir kırmızı kokulu elma..
ki açmak üzere tomurcuklandı..
bir armut..
ki her zamanki gibi açtı da nisan yağmurlaarı alıp yere vurdu bile..
ve bir de ayva ağacım var ki o da tomurcukta daha..
bunlar..
bahçenin üç yanında..
dolayısıyla benim bahçe gölge bahçe..
heryerde sızlandığım için biliyorsunuz..
mini etekli olduğundan şüphelendiğim şaşkın kız bahçe planlamacının sayesinde..
ahı gitmiş kili kalmış bahçe toprağının üzerinde bejimsi beyaz..
mucurlarla örttük..
bir de bahçeye çıkılan alanda..
üzeri kapatılmış bir alan var..
işte orası da benim bahçe köşem..
yanda bi komşu var..
hemen bu oturma köşeleri kadar alanı..
görsel olarak ayırmış kendi tarafından..
severim ben aslında pergolayı ama çamın en sevmediğim kırmızımsı sarımsı verniğiyle verniklenmiş.. boğuyor beni..
geçen senelerde bir iki şey denedim..
olmadı pek istediğim gibi..yapamadım..
bu sene kararlıyım..
perde takıcam =)..
he alttaki gibi kocaman ve havalı olmasa da..
nohut veranda bakla bahçe benim..
uyarlarım yaparım dedim..
geçen sene hatta kumaşını bile alıverdim..
ama olmadı ..
bu yıla.. niyetim budur..
yanılmayın şaşırmayın.. bende böyle duvar yok.. eşyalar sırtlarını kayar kapıya dayıyorlar ve elbet burası canım ülkem.. bizim kayar kapılar sıkı demirlerle desteklenmiş durumda..
iki kat kapı..
biri kayar diğeri ortaya doğru yeri süpüre süpüre açılır..
bu durumda..
sadece bahçeye çıktığım kapının sağ yanını kullanabiliyorum..
olsun zaten perde de o tarafta olucak..
bahçe oturma odası olucak.. =)..
bu eski tip su veya gaz boruları fikri pek hoş.. ama bende ahşap yok.. bir tarafta bir dar kolon..
diğer tarafta bir demir dikme arasına gerilecek benim perde..
komşunun pergolasına çakmayı da düşünmedim değil..
ama aramız pek yok bu sene..
yetmişlik amcamın.. yeni sevgilisi altmışlık teyze.. beni kıskandı da..
ben de tınnn.. oldum bi anda..
bitti mi biter bende.. attı mı atar..
bak okur işte şu yukardaki resmin sol üst köşesindeki gibi.. duş perdesi takmakta kullanılan bir boru kullansam diyorum..
ama o da pek banyo banyo olacak..
aslında ahşap bir sopam var..
hem gereğinde komşunun kafasına da indirebilirim onu..
ve baktım.. hem demir sistemde.. hem de kolonu atlarsam.. karşısına denk gelen demir kapıda borumu oturtabileceğim yer var..
ordan ne rüzgar ne görüntü ne güneş almıyorum
o yüzden aslında altına da bir stor koyabilirim.. ama benim bahçe
sümüklü cenneti..
sokak kapısında asılı duran posta kutumun üzerini yediler.. şık mı şık bir kolaj yapmıştım..
şimdi çıplak kaldı..
demem o ki storda gezmeye çıkarlarsa pek çirkin görünür..
o yüzden.. en iyisi.. ya çaktırmadan sezdirmeden .. rulo fırçayla o pergolayı boyıyayım beyaza.. ki gözümde büyüyor.. girintili çıkıntılı diye..
ya da bi kat daha perde asıp..
birini bir yana diğerini diğer yana çekip bağlayayım..
önce perdeyi yapayım..
sonra daha çok iş var.. =)..
merak edersen okur..
pofidik iki koltuğum var..
açık uçuk yeşil.. kırmızı ve bej rengi çizgileri olan.. yumoş yastıklarıyla pek konforlu..
bir tane içinde üç raf olan dolap var..
ve son olarak bir de kocaman.. bank var hani..
geçen sene aldım hazerandı kahve idi..
evde beyaz iyi de..
ben bu sene bu takımı tamamen kırmızıya boyamak istiyorum..=)..
kırmızı ve şu güzel ördeğin başındaki yeşil pek çekici geliyor.. =)
dolapçığı yeşil diyorum ama.. o da çok toz gösterir..
olmadı bu yeşilden yastıklar buluruz gene biyerlerden..
yastık gibi malın olsun hem.. di mi =D..
şuraya bir yapılacak listesi ekleyim hemen..
yarın sabah altı otuz itibarıyle.. kahve içilecek.. ve tam yedide işe başlanacak..
önce.. o dolapçık çekilecek yol üzerinden.. ve o pergola yıkana/tılacak..
o arada perdenin geçme yeri halledilecek.. ve borusu boyanacak.. boru boyanır boyanmaz.. perde ya da perdeler asılacak..
dolapçık önüne çekilecek
karşısına geçilip bir kahve daha içilecek.. ve işe gidilecek..
..
kendi rengiyle kalsın şimdilik dolapçık..krem rengi zaten..
içinde de çinko kutular var ıvır zıvırı saklayan..
onlara da etiket takabilirim.. şık görünür..
dolabın üstünü lebalep doldurmalıyım ki..
kedicikler gezmekten vazgeçsin.. pati izi çamuru temizlemekten yorulmayayım..
hmm hatta bak fikrim geliyor yavaş yavaş..
kuş evlerini koyayım dolabın üzerine.. haha iki perde arasına da.. şu kuş evli bi tablo vardı biyerlerde bende onu asayım..
aslında eski bir çıkma pencere kanatları bulsam..
camıyla kulpuyla nasıl yakışır ya oraya..
arkasından da görmek istediğim bir manzara resmi yapıştırırım..
akdenize açılan bir pencere..
fırtınalı bir yaz deniz kenarında bir fener ve üzerinde martılara bakan bir pencere..
ya da eiffel görüntülü.. neden olmasın..
ille komşunun bahçesine açılması gerekli değil..
ya da eskitilmiş ve cam altından desenlenmiş bir ayna..
bahçenin kendisinden daha güzel olan şey..
bahçenin aynadan yansıyan görüntüsüdür..
inanın bana..
hele de çiçekler her dem kalıcı olursa..
ama pencere veya ayna şimdilik uzun iş..
şimdilik kuş evleri yeterli..
dolapçığın işi ne diyorsan ey okur..
benim iyice a. rasimliğim üstümde bu aralar..
okur filan..
o dolapçık.. zamanında oyun evi idi..sonra şifoniyer oldu..en son dokuz yıldır da..
o bir.. ekme dikme yeri..
hani saksıya ekim yapılırken her şeyin elinin altında olsun istediğinde..
bunlardan bi tane kullanıyorsun hem yerlerde belin dizin ağrımıyor..
o zaman acaba tepesine bir raf mı koysam ..
yoksa o rafı bahçenin kuytusuna mı yapsam..
evet öyle yapsam..
buradaki resimler benim mantar panodan..
bu resimleri alıntıladığım yerlerden birinde de şunu okudum..
"hayallerinin peşine düş..
çünkü onlarsız yaşamın uçamayan kanadı kırık kuşlar gibi olur.."
demiş langston hughes diye bir önemli kişi..
önemli olmayan kişi de demiş olsa.. iyi laf..
edit.. perdeler kirlenir ki .. ıslanır ki..
evet..
o yüzden..
9.10.2011
okumadım işte bişeyler yaptım ..
okuyacaktım bütün gün..
ama bikere kurt düştü aklıma..
şu alt odanın bir perdesi yoktu.. hala..
hatırladınız mı..
pencere bile sayılmaz ki vasistas..
ama buduarların vasistası olmaz..
şık perdeleri olur..
tamirat tadilata başladığım zamanı anımsayın..
eh çok bi farkı yoktu..
ama şimdi var fark.. =)..
bir adet perde..
hazırından ham keten renginden.. keteninden zaten..
çekirdeğin odasının güneşliğiydiler..
ama onun odasını yenilediğimizde yıkayıp katlayıp kenara koymuştum..
dün gece birden uyandım.. nedenini öbür tarafta anlatacağım yarın ama..
uyandığımda aklımda o perde dolaşmakta idi..
iki kanatın birini zaten yatak başını kaplamakta kullanmıştım..
çünkü okuma koltuğumu kapladığım kumaştan olduğunu fark etmiştim..
işte diğer kanat.. ve zamanında ikeadan alınıp saklanmış ve bir kanadı kullanılıp heba edildmiş uzun bir perde..
ve kenar fırfırları..
bir buduara en çok yakışan şey.. fırfırlar..
o küçük kısa mor perdenin kenarına da aynı fırfırdan geçtim.. ama pek beğenmedim doğrusu..
aslında gerekiyor buraya sabah çok erken inanılmaz ışık giriyor..
o yüzden bir karanlık perde gerekiyor..
ama belkide önüne açık renk bir kumaş konulması gerekebilir..
gelişmeli projeler kendi içinde.. bu da gelişecektir elbet..
elim değimişken sandalyenin güllü kumaşını da başka bir bedavayla değiştirdim..
yine ikeadan alınma ipeğimsi krem rengi yastık yüzü..
çekirdğin odasında.. bir tarafı sabit mürekkeple lekelenmişti..
nedense kıyıp atamamışım.. demek zamanını beklemiş..
üzerine de bir kat ikea tülü parçası.. ne kadar dantel süs püs o kadar iyi..
ama sade olmalı.. kolay kullanılmalı..
krem üstü beyaz..
ve hayır güllü kumaş duruyor altta..
bu sandalyenin oturma yeri çıkabiliyor..
sadece etrafına doladım..
istediğim anda çıkarabilirim..
fırfır güzeldir demiş miydim..
bu malzemeyi ecem tanır..
tahtakaleden beraber almıştık..
o beğenmemişti..
biraz zayıf bulmuştu..
yumuşak dokunmuş gerçekten..
ama çok güzel fırfır yapıyor..
daha önce başka şeyleri de fırfırlamakta kullandım..
onlar da gelecek elbet..
yakından bir bakış..
baş ucu lambasının arkasına asıldı eskiden şifoniyerin üzerinde olan pembe cam altı çerçeveli ayna..
daha iyisi geldi çünkü..
şifoniyerin üzerine..
son bir bakış.. bence şık..
bu arada büyütüp bakarsanız..
buruşuklukları eleştirmeyin..ütüsüz astım..hevesli ben
nasılsa öyle çok beğendim ki.. ütüleyince de yayınlarım.. =)..
bir de sonradan farkettiğim..
perdeleri kenara çekmek için kullanılan bantlardan yaptım..
olabilecek en basit şekilde.. ama kenarı gene fırfırlı.. =)..
onu da bir sonraki yazıya.. =)
şimdi.. keyifle gidip buduarda okuma zamanı olabilir.. =)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)