dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.08.2014

şiir prevent canıtın.. mavi gri..

bir enerjisiz ve keyifsiz geldim aksam eve..
baktım film izlemeye hazırlanıyor çekirdek..
arkadaşıyla..
dedim boş durmayayım..

yemek masasının tarafına modernleştirme çalışması bağlamında..
ev yapımı abstre resim hazırlığım vardı..
epeyce resim baktım ..

şurda görebilirsiniz..
hoşuma gidenleri pinledim..
tekniği okudum..

tuvali ıslatan var ..
önce birkat boyayan var..
üst üste ton gezdiren var..
ikat var..

benim isteğim biraz gri ..
biraz mavi.. 
biraz altın..

Leylak dalım istanbula geldiğinde..
onunla buluşmaya giderken çektiğim gün batımı fotoları ilham kaynağı yaptım..


içime sindirdim ..
aklıma kazıdım..

tuvalde renk hareketi  veremeyecek kadar beceriksizim..
o yüzden tuvallere bildiğin ahşap macunu ile hareket verdim..




sonra fotoğrafta iyi görünme kuralı 1/3 ü anımsadım..
onu da kattım..
ve..
önce inci beyazı 1 kat..




Q ıslakken rasgele siyahı enine sürdüm hoşuma gidene kadar ..
sonra petrol yeşili alpina..

kuralı yok..
rasgele fazla renkli olunca biraz daha beyaz..
hoşuma gidene kadar..

kuruyunca
sonra bulut olması gereken yerlere beyaz tutkal ile altın varak yaprak..
biraz da martının kanadına..




sonra kuruyunca fazlasını 
uçurdum varak yaprakların..



nasıl?

şu şiir geldi aklıma prévert'den
ne dersiniz imzalayabilir miyim ben de?

27.08.2014

listeden bazı küçük işleri sildim canıtın hiç hareket olmamasından iyidir..




farkında mısınız mor çok azaldı bizim evde..
dün is cikisi.. 
aksam evde yapilacaklar listemle gittim..
bir zamanlar bahsettigim ..
büfe idiydi de televizyon altlığı oldu dediğim büfeye kristal tutacaklar almıştım..
tutacakların metal kısmı gümüş ..
piyanonun metal aksesuarı sarı olunca parmak boyası ile altın renge çevirmiştim..
2 tanesi eksikti .. 
1yıl kadar süre..
1500 kadar onların neden kulpu yok..
çünkü altına çevirmedim daha..
Soru cevabından sonra..
dün yaptım..
bunu yazmaktan daha kısa sürdü..



sonra onlar kurudu bir lambanın yerini deyiştirdim bir kutunun ..
esas sehpaya kullanacağım yeşilligin saksısını yapmak vardı da..
yapamadım..

ama diğer sehpaya en uygun tepsiye baktım fotoladım hiçbirini tam da sevmedim..

ve fakat 2 ressam tuvalini bozmaya başladım bakalım..
bildiğin ahşap macunu biraz doku olsun diye..


kururken fotoladım .. 
bir iki retuş daha yaptım ..

ama onu hızlıca bitirip asınca gösteresim var..

sonra ..
halı için ölçü aldım ..
de bugün defterimi unutmuşum.. çıkarken ..
olsun bakalım..

listeden 2 iş silindi =) 

22.08.2014

sarmısaklasak da mı assak yoksa kokar mı canıtın..

bugün kısa yazacağım..
kanapenin arkasındaki duvara aynayı taşımaya karar verdim ya..

gözüne hoş görünen aladır dedim ordaki iki modern resmi kaldırdım..
uzun aynayı aşağı kanepeye yakın ortaladım..
her ikisi de hediye olup bu kaos esnasında yerini kaybetmiş olan..
birbirine yakın boylarda..
farklı tarzlarda iki aynayı yandaş ettim astım..


sonra merak ettim bunun bir doğrusu var mıydı gugl'anım dedim..
vardı.. dedi
6 ile 12 inç..
asla 12 inçden uzak olmaya dedi..
12x2.5 = 31cm
hemen ölçtüm ..
2inç yukarda kalmış benim ayna..

manyak..
diyebilirsiniz..
ama azcık daha mı aşağıda olsaydı bu!
dedim de ondan sordum gugl'anıma..
maksat süper ince görüşlüyümdür demek değil..
ki öyleyimdir..
evdeki ustaya maşallah 3mm'yi farkettiniz dedirtmişliğim var..
kanıtlanacak teorilerim var..

bu ev dekorasyon uzmanları bizim de bir ulu kutsal kitabımız olsun dememişlerdir sanırsam..
bu tip kurallar aslında yapılıp da hoşa giden şeylerin neden nasıllarının incelenmesi ile ortaya konmuştur.. diye düşünüyorum..
phi sayısı ile tanıştığımdan beri..
duvara bir şey asmanın kuralları denmişse..
tablo mesela göz hizasına ..
tamam..
ama oturulan bir yere asacaksan
oturanın..
antre gibi ayakta durulan bi yere asacaksan ayakta duranın göz hizasına ..
çalışma masanın hemen üzerine..
neden olmasın..
yatak başucuna yan yatıp izleyebileceğin yer de olur..
şeklinde uzar gider

apartmenttherapy sitesinden

bu da apartmenttherapy'den

evet bu konuda bazı yazılar okudum..
http://fredgonsowskigardenhome.com/2011/09/12/hanging-pictures-over-a-sofa/ gibi..

genel olarak en çok 15cm ile 25 cm yükseğe asılabilir kuralı akılda kalıyor..
alt kenar bu dediğim..

benim fotoya göz atınca aynadan yansıyan mavi tablo da kolonun üzerine asıldı.. oturanın göz hizasına..

o tablonun adı 24 lük ..
onun üzerine bir çekirdek tablosu gelir bakarsınız .. =)

hafta sonu yazı yok..
bu yazıda felsefe yok..
belki ağır taş yerinde hoş deriz..
belki herkes yerini bilecek..

hafta sonu hiç tablolarımı yapacağım..

belki yastık da dokurum..

ama bu seri hala çözemediğim halı sehpa aksesuar yemek bölümünü nasıl anneanne kıvamından kurtarsak çalışmaları ile sürecek o kesin..
bir de Su an bulamadığım sakın yapma'lar listesi..
bulamadım birden..
eklerim bir ara..

21.08.2014

farklı kökenden kaynaşmış sorunsuz bir toplum .. ay yok .. eşya için neler gerek..

son noktalardayız ..
eşya yerini buldu ..
şimdi süslemelere geldik..

leman hanımın   koltuklarını kitaplığın önüne konuşlandırdım..
kitap okuma ..
sohbet etme..
piyano çalanı izleme..
yağmurun karın tadını çıkarma köşesi..

pek de sevdim..
ortasına aynı tarz sehpasını koydum süperim .. 
sonra yemek masası.. Saime hanımın vitrini leman hanımın bardak dolabını yerleştirdim ..
duvarda iki 3tl'ye evet yazıyla üç H'ye Kadiköy eskilerinden aldığım aplikler..
ortasında patine çerçeveli ayna ..
pek güzel ..
L kanepe yerleşti..
önüne modern bir sehpa aranmaya başladım ..

merdivende oturup baktım kahvemi alıp ..


iğrenç ..
mobilya mağazasında gibiyim..
şu köşe Lui kenz..
bu köşe Lui sez ..
burası da modern köşemiiiz..

neyi yanlış yaptım..
neden o güzel dergilerdeki gibi kaynaşmış mutlu bir ortam olmadı..

deyip gugl'anıma  dert yandım..
ben bu bölünmüşlüğü..
bu ötekileşmiş kanapeyi..
bu birbirini kucaklayamama halini nasıl düzeltirim..
neden fransızlar italyanlar bunu becersin de..
ben beceremeyim..
niçin dünya gülsün bana.. ben yalnız ağlayım..
neden bir ulus .. ay pardon bir füzyon ortamı yaratamayım..
dedim..

meğer kuralı varmış..
 80 / 20 oranı varmış..
bazı stiller ve ahşaplar karışmazmış..
ama her şeyde bir 80/20 iyi olurmuş..

hmm demek 50/50 politikada olduğu gibi dekorda da iyi sonuç vermiyor..
tamam sustum..

özetle bu köşe modern köşesi dememeliymişim..
hepsini karıştırmalıymışım..
80/20 oranında ..

önce leman hanımın koltuklarının ortasındaki..
sehpamı..
iki ucundan yapışıp kucağımızda bebemizle..
ah gençlik.. ümit ve diğerleri-..
horhordan evimize taşıdığımız sehpayı..
L kanapenin önüne çektim..


kaça kaç oldu bilmem.. ama..
2 şekilde bir düzelme oldu..
hem klasik.. modern'in önüne yakıştı..

hem de 3 koltuk 4 bacaktan 12..
 4 de sehpanın 16 bacağın..
 nasıl kalabalık ettiğini anladım..
koltukların ortası boşalınca daha iyi göründü orası..
neden ki..
orda oturan nereye koyacak kahvesini çayını..

gene gugl' hanıma koştum ..
bunun da kuralı varmış ..
bir mekanda çok bacak varsa..
havada kalırmış..
onları yere demirlemek gerekirmiş ..
örnek eteği olan koltuk..
yere oturan bacaksız sehpa..
bacaksız koltuk gibi...d da 80/20 imiş..

çok eğlenceli..
insan gibi demek..
karakter havada kaldı mı.. olmuyor demek..

tamam yere oturan kanapenin önüne  uzun bacaklı havalı sehpa..
modern / klasik karışımı..
doğru kombin .. kaynaşmış bir mutluluk hali ..

o zaman modern ama oturaklı sehpa..
 uzun bacaklı koltuklara nasip olacak..
hem de onlara aklı başındalık verecek..
seçimler bu yöne kaydı..

demirliyor ama.. çok klasik..

demirliyor ama çok demir..

aşık oldum ama türkiye'de yok =(

ikea fazla sade .. demirliyor .. fiyat makul..

ışık yandı.. ikea-hack.. lavliii


araştırmalar sürüyor..
2 seçeneğe indirdim beklemedeyim..

yemek bölümüne modernliği nasıl katarım derken onu da buldum..
aynayı aldım ..
L kanapenin arkasına..



2 apliğin arasında 2 modern tablo asılacak ..
şimdilik iki beyaz tuval..
adları hiçlik.. =)..

evet bugün bu kadar..
karıştırırken ölçülü olmayı öğrendim ben..

yarın sehpa ve duvara neyi nereye nasıl asmalıyız onları yazalım.. aynayı asarken öğrendiklerimi..

20.08.2014

yasam alani planlaması.. kendini tanımlamanın bir diğer açılımı mıdır canıtın.. gelistim dönüştüm demenin yaşı yok mudur...

her şeyimiz hazır.. 
ölçüler.. 
amaçlar ..
elde var birler..
olmazsa olmazlar..
eski türk filmlerindeki.. tipi değıştirilen köylü kızı gibi..
herşeyimiz alıcı gözle inceleniyor..

sıra dekor unsurlarını..
ve benim için gerekli kanapeyi bulmaya geldi..
kitaplığı yaptırmaya geldi..

eşya parçacıklarını odada gezdirince ..
kanepenin yeri belli oldu..
buraya koyarsak radyatör var..
buraya koyarsak klima zatürre yapar..
burda görüntü kapanır ..
derken ..
eski hal.. maviler giden çestırlar..

iki reddedilen olasılık

son kararımız

girişte beni sevindiren alanı boş tutmak..
gözün hemen bahçeyi görmesini sağlamak  için ..
kütüphane sağ duvara..
daha önce olduğu yerden daha cam kenarına yakın yere tasarlandı..
yerin çok doğru olduğu camdan yansıyan yeşille ilk gözgöze gelince anlaşıldı ..



ölçüme göre kanepenin 2 küsur metre olabileceği ortaya çıktı..
bir yıl önce aşık olunan kanepe çekirdekten onay alamadı..
buna yayılınmaz diye reddedildi..

ben bunu cok sevdim..

çekirdeğin isteği ile L kanepelere cesaret edildi..
açık renk olsun dendi..
pinterestte epeyce fotoğraf raptiyelendi..
ortak noktaları bulundu..

evet triklerden biri bu..
eskiden    dergilerden beğendiğin odaların fotoğraflarını kopar.. dosyala..
ortak özelliklerine bak.. derdi yine o dergilerde minik tüyolar veren iç mimarlar..

24'lük küçükken yaptım denileni..
mor kırmızı kadifeler yaldızlar seçti..
mor bir yatak örtüsü kırmızı kadife bir koltuk koymuştum odasına..
geçenlerde konuşurken 'tabii bana hiç sormamışsınızdır' deyince..
vurdum yüzüne ..
2 kerede 2 kere yaptım öyle..
'gerçi ben seni etkilemek için seçmişimdir Moru' dedi bu sefer de..

aynen öyle..
mutlak beğenilerimiz kadar.. dayatılan trendler de var ..
yakınlarımızdan bizi yetiştirenlerden kopyaladıklarımız da..
bir de elbet..
her baktığımız yerde görünce aynı şeyi ..
kayıtlar alıyoruz fark etmeden..
subliminal'den ari yaşamak ne mümkün..

ama bir de şu açısı var olayın..
yükselen trendden uzağa kaçınca bir eskimişlik havası oluyor eşyanın..
ve insanın..
hayat bir kırkyama ise..
her şey öyle olmalı..
kendimiz bile..

eski zamana ait güzel ve değerli olanın yanına .. 
yeni zamanların güzel ve değerli olanlarını da katacaksın..
kırkyamaya herdaim yeni parçalar katacaksın..
yoksa yaşamın içinde kalmak zor..

evet felsefeyi bırakıp eve dönersek..
gördüğün beğendiğin nesnelerin.. vitrinlerin..
dergi sayfalarının..
fotoğraflarını çekip bir dosya hazırlamak gerek ..







pinterest.com bu işi kolayca yapabileceğin bir hale geldi..
site içinde arama yapıp.. beğendiklerini raptiyeleyebildiğin gibi..
net sayfalarından..
bloglardan.. alışveriş sitelerinden ve hatta kendi çektiğin
fotoğrafları da yükleyebiliyorsun..

buna ilham tablosu adını verelim..
ya da kendini keşfetme panosu olsun..
benim panomun adı 'final!' ..
önce yaşam alanı  renk 'popup' .. yaldız .. filan diye gruplayıp ..
sonunda hepsini final'de topladım..

resimlere bakarken keşfettim ki..
örneğin ben o kadar klasik vintage hatta patine seven ben..
bir modernleşme.. bir sadeleşme bir endüstriyel hal gördüm kendimde..
bir şeffaflık arzusu bir aydınlık isteği..


mor yok pek ..
sedef yansımaları griler bejler. tuhaf petrol mavileri..

ama renklere yarın girelim ..
panolar yap bugün blog..
içine seni yansıtan eşyalar nesneler koy..

19.08.2014

sudoku çözmek gibi olabilir bir yaşam odasını düzenlemek

dünü özetlersek..
alanın bir krokisi ve ölçüleri.-
pencereler girinti ve çıkıntılar..
kapılar ve radyatörler..
ve klimanın (dün unutmuşum)
yerlerini işaretledik..

odanın kullanım amaçlarını..
vazgeçilmezleri..
aile bireylerinin isteklerini..
odak noktası olacak şeyi ..
işaretledik..

bu son madde önemli bak..
benim gibi takıntılılarla yaşıyorsan hele..

şimdi odak noktasını saptıyoruz..
çekirdek demişti ki
'ben arkadaşlarımı toplayıp mısırımı patlatıp .. yayılıp film izlemek istiyorum'
çbnin de benzer amaçları var..
yayılmak ve film izlemek..

ben mümkünse kütüphanemde film izleyebiliyor bizimkiler demek istiyorum..
odak noktam ..
kütüphanem..

bu arada eşyanın dışarı atılıp sistre yapıldığı gün..
eve girerken bir şey anımsadım..
bomboş salondan gözüm kayıp doğru camdan bahçeyi görünce..

eve ilk gittiğim gün aşık olma nedenimin..
kapıdan bakıp bahçeyi görmek olduğunu..

oysa zaman içinde duvarlara dayanan eşyalar..
yüksek arkalı berjerler..
daha birçok şeye takılan göz .. en son algılıyor pencereleri ve bahçeyi..
oysa ev boşken..
her girdiğimde mutlu oldum..
dışarıyı görerek..

demek ki benim odak noktam 2 tane..
 bahçe ve kitaplık..
derken çekirdekle 'neyi nereye koysak' diye konuşurken..
 'ben kanepeye yayılıp film izlerken..
 bir yandan da yağan karı görmek istiyorum..'
dedi..

dekorasyon dergilerinde odak noktasını belirleyin..
her odada bir odak nokta olmalıdır ..
filan gibi laflar yazar durur.. mimarlar dekoratörler..

demek ki.. yaşayan bilir..
odak noktan..
birden fazla olabiliyormuş..

zaten baska türlü..
hem kadın ol ..
hem doktor ol..
hem anne..
nasıl başarırdık ki..

herkesin odağı kendine ..
bizimkiler bahçe..
ekran..
ve kütüphane..

bahçeyi değiştiremeyeceğimize göre .. diğerlerini nasıl yerleştireceğiz ..
film izleyen bahçeyi görecek ve kitaplığın önünde oturan da görecek.. 

üstelik yerleşirlerken ..
ön kapıdan görüntüyü kesmeyecek..
piyano radyatöre yakın olmayacak..
klima oturanların suratına üflemeyecek.. 
ekranda yansıma olmayacak..

sudoku oynar gibiyiz..

piyano 450 kg 
ekranın altındaki büfe de ağır..
yani itelim bakalım dedirtmiyor..
en güzeli krokinin üzerinde çalışmak..

bunun yöntemi ise ..
kartondan eşyaları kesmek..
 ve krokinin üzerinde oynatmak ..
tabii sanal aplikasyonlar var..
ama ben onları pek sevmiyorum..
bana kısıtlayıcı geliyor..

beynim 3 boyutluyu algılayabiliyor..
krokiye bakarak..
renkler de özel bir şekilde kaydoluyor hafızama..
nakışçı annem sayesinde olabilir..

o yüzden ben krokiyle çalışıyorum..

40 kere ölçü ile uğraşmamak için 1 tane çizip..
eşyayı da başka renkli kağıttan kesip oynatıyorum..
şimdilerde akıllı telefonla fotosunu çekip kayıt da yapabiliyoruz e süper..

şimdi kroki çizme..
eşyaları çizip kesme zamanı..



sizi bilmem ..
ben çeştırları attım ..
kanepe alacağım..
hangi ölçüde olması gerektiğini bilmem gerek..

pese: online kullanabileceğiniz adreslerden bazılarını vereyim istedim..
dekorasyon blogcularından bir derleme yaptım..
oda tasarlamak için şu adres Designmyroom
mobil aplikasyonu da olanlardan şu adres
homestyler



18.08.2014

amaç: belirli bir aile tipine ya da tipsiz bir aileye yaşam alanı yaratmak..


şimdi..
tabii benim niyetim evim de ne güzel..
nasıl da süper eşyalarım..
nasıl da markayım..
nasıl da zevkli kadınım filan diye gösteriş yapmak değil..

amacım belirli bir düşünme ve planlama aşamasını aktarmak..
o yüzden anlatımlı dizi oluşturuyoruz..
canıtın ve ben..

evde dış cephe çalışması diye  anlatmaya başlamıştım ..
işte o çalışma sonrasında evin içinde de bir hareket yaşandı..

bizim yaşam alanımızın kullanımı..
her evdeki gibi yaşamımızla uyumlu..
çok girip çıkıyoruz ..
geç geliyoruz..
bir müzisyenle bir cerrahın ve bir deli hobicinin yaşadığı bir ev..
bazen herkes tepside yer..
bazen herkes yemiş olarak gelir..
birimiz ille çorba sever..
diğeri vejetaryenlikten yeni çıkmış..
biri teve sesiyle uyumayı sever..
diğeri ya okur ya dokur..
cuma yatmaz..
pazar evden çıkmaz..
karışık bir aileyiz..

bir de ben huzursuz ruh 2-3 ayda bir eşyaların yerini değiştiriyorum..
canım renk istiyor ..
sonra başka renk istiyor..
sonra esas olarak var olan eşyalara ha bire ay bu sahipsiz kalmış diye yeniler ekleniyor..
çift koltuğun birini aniden başka odaya taşıyoruz mesela..
ordan çıkan bir komodin buraya konuyor..

alanın kullanımında eşya yerleşimini en çok kısıtlayan 3 unsur ..
2 uzun kalorifer peteği ..
ve ortada yer alan kocaman kolon ..
son olarak bu alana açılan merdivenler..

alanın güzel yanı minik filan cep modeli ama..
bahçeye yeşile açılması..

alanda evlenirken aldığım eşyalar..
daha sonra eklenen bazı antika parçalar..
ve saime hanım ve leman hanımın andaçı eşya.




benim el emeğim başımın tacı kitaplıklarım..
ve sonradan eklenen piano ve ..
tüm istemem bağırtılarıma  karşılık yerleşen kocaman televizyon..

giderek kalabalıklaşan eşya tahakkümü..

 ve geçenlerde çekirdek hanım..
ben böyle arkadaşlarımı toplayıp .. mısırımı patlatıp..
sinema geceleri yapmak istiyorum..
demez mi?.



tam koca kanapeleri atıp.. kitaplığı sele kaptırıp..
tamam zaten bir okuma bi teve köşesi yeter dediğim ve boş alanda yaşıyorum .. ohh.. 
şu camın önüne bir masa üzerinde kraftlarımı yaparım miss.. dediğimde hem de..



pinterestte sadece boş ve ferah odalar raptiyelerken gelen bu istek..
alanın nasıl bir yaşam alanı olacağını belirledi..

vazgeçilmezler .. konfor..
kitaplar..
ekran..
bahçeyi izlemek..
annelerden kalan 
dört hardal rengi koltuk..
iki vitrin..
piano..

bu puzzle'ı çözüyoruz bu dizide..
güzel olan ne biliyor musunuz ..
hayat geçiyor eleğinizden..
nelerle vedalaşmaya hazırsınız..
çocukluğunuzda hangi çip yerleşmiş beyninize..
neler gerçekten değerli hangi zamanda biçilmiş bu değer..
kim aktarmış..
güzelce eleniyor..
ve şaşırıyorsunuz..
en önce kendinize..

dekorasyon işi de bir program gerektiriyor..
bilimsel çalışma gibi..
metodolojisi.. amacı .. materyal seçimi.... gözlemi.. izlemi .. literatürü tartışması ve sonucu var..

yani özetle önce odanızın ..
ne amaçla kullanılacağını..
eşya yerleştirme sorunu yaratabilecek unsurlarını..
odak noktası olacak unsurları..
ve vazgeçilmez'lerinizi belirleyen bir liste yapmanız gerek ..
hatta bir kroki ..
kroki çizmişken bence her şeyin ölçüsünü de alın ..
çantanızda gezdirin..
ilhamın ne zaman nerede geleceğini..
 bilemezsiniz ..

benim krokim şöyle..



16.08.2014

ataletçe .. evi kolay kullanma ipuçları..

ev benim için çok  önemlidir..
sessiz mesajım..
sıcak besi yerimdir..
olduğunu gösterdiğim alandır..
doyar doyururum..

11 yıldır aynı adresteyim..

evime emlakçi sokak kapısını açtığı an..
gözüme ilişen arkadaki bahçeyi görünce aşık olmuştum..

oldukça harap haldeydi..
kaba inşaata kadar inip yenilemiştik..
evde o zamanlar seçtiğim herşey..
çalışan 2 çocuklu kadının yaşamını kolaylaştıracak ayrıntılardan örülü idi..

bu çok bilmişliğim yüzünden.
zamansızlığımıza rağmen..
bir mimara devredip..
kenara çekilemedik ev yapılırken..
hala 'aferin canım kendim' dediğim ayrıntılar var..
belki bir faydam dokunur diyerek..
basitçe anlatayım..

önceki evlerimde mutfaklarda hep baza kapakları vardı..
hani dolapların altında bacaklarını gizleyen kapakları söylüyorum..

pazar günü yumuş yumuş evimizde otururken..
birimiz yere bişey dökse..
o dökülen ille o kapağın altına sızar..
silmek için her çıkardığımda ..
bir çernobil ortamı.. bir deprem yeri karmaşası bulurdum..
ve gelsin büyük baza temizliği..
gitsin yumuş pazar keyfi..

oysa hafta içi sürekli yardımcı vardı..
ama kitabımda 'gördüğün dağınıklığı..
pisliği beklet..' yoktu..

böylece ne pazarlar derinleştirilmiş mutfak temizliği ile geçip..
hem yorulup hem ailenin her ferdinden fırça yediğim ..
ayrıca zaten söylenerek kendi kendimi de sinir ettiğimden..
bu evde baza kapağı yok..

mutfağı yapan firmanın tüm itirazlarına..
arkadaşların ama baza kapalı olunca daha şık oluyor demelerine karşın..
şık 'fırçalanmış metal' dedikleri hafif mat bacaklar var..
neden mat?
çünkü zamanla çizilecek .. o zaman baştan çizgili olsun..

o mat bacakları hala çok seviyorum..
sayelerinde sokak kapısından çıkarken başımı hafifçe eğip ..
dolapların altını taa en dibine kadar görebiliyorum..
no mor özel baza temizliği.. 
no mor gizli dağınıklık pislik..



ikinci kararım..
mutfak dolap kapaklarının dümdüz olması ..
her girinti çıkıntı zaman içinde kir tuzağı oluyor ..
ve hayat girintileri ince ince temizlemeye ayırmak için çok kısa..
kapaklar düz..
temizlik kolay ve kısa ..


üçüncü hayat kolaylaştırıcım..
elektrik düğmesinin yüksekliği..
dirseğimle açıp kapatabileceğim noktada..


işte mimarı kaçırtan isteğim ..
evin her odasına dirseğim'in yüksekliğini işaretlemem olmuş olabilir..

ama sen söyle..
ellerin yağlı tabaklarla dolu iken..
karanlık bir mutfağa girmek..
çok sıkıntılı değil mi blog?

kucağında uyuyan çocuğunla odaya girmek..
elinde kahve kupan ve kitabınla oturma odana girmek istermisin?
ben istemem..
tezgahın ortasına bişey bırakılmış mı?
hangi Lego ayağıma batacak ?..
kimin ortada bıraktığı yastığa takılacağım?..
 bilmek.. görmek isterim ..

bu yazi neden mutfaktan basladı..
bilmiyorum..
sanırım yıllardır bu fikirlerimi hala..
cok cinfikir buldugumdan..
sabah leke kedinin saskin bakislari altinda..
bin yıllık mutfağımın fotoğraflarını çekerken..
anımsadığım bir başka kolaylaştırıcıyı da paylasayım..
 oldu olacak..
 fotoda gördügünüz gibi derz rengı koyu..
elbette temizlik yapılıyor bizim evde de..
ama birilerinin döktüğü..
çay kahve meyvesuyu..
dahası zaman.. karartıp sarartamıyor derzleri..
çünkü zaten koyu renkteler..

işte iş sevmez keyifsever ataletin düşünme biçimi..
gereksinimlere yönelik çözümler..
sorunlara koruyucu tıp tadında önlemler..

evde değişiklik planlarken..
hiç unutmaman gereken şey.. 
alanları ..
kimin nasıl kullanacağı..
ve bu kullanımı..
 ve temizlik ve bakım gibi işleri.. en kolay nasıl yaparsın onu düşünmektir..
bunu buraya koyarsam kim ilk fırsatta devirir..
kim arkasına neyi süpürür?
düşüneceksin..

benim tavsiyem bir not defteri edinmen.. ve ay bu da ne sinir.. şöyle olsaydı keske..
dedigin her şeyi not et..
zira aşık olduğun bir eve ulaştığında..
gözün evinden başka bir şey görmeyecek..
aklından bunlar uçuuup gidecek..
çok geç olana kadar..
eve yerleşip ilk aksiliği..
o sinir olduğun şeyi yeniden burada da karşında bulana kadar..

gerisi.. renk model fiyat tamamen kişiye özgüdür..
onların heyecanına kapılmayıp..
bu tip basit düzenlemeler uzun vadede çok faydalı olur..

eğer bu kadın ya deli..
ya etrafındakiler deli..
demediysen henüz ..
yazacaklarım bu ve benzeri kıvamda olacak .. ..

28.10.2013

isyan yazısı.. düzenleme işi neden bu kadar uzun sürüyor...

her yıl herkesin yaptığını..
ama evdeki herkesin briktirme merakı nedeniyle biraz daha karmaşığını yapmaktayım..
dolap düzenleme.. yazlık kışlık..

çbnin mercedes ve vosvoslarla takıntısı var..
çocukluğundan taşır bunları yüreğinde..
hbç.. bizim evdeki son senesinde iken..
bir çant kapağı bir direksiyon bir motor kapağına takılan arma..
iki far filan geldi eve..
hbçnin takıntısı yok..
ama lütfetti odasında tuttu..
ama taşınırken götürmedi..
ben de buduarda durmayacak bunlar kavgası çıkardım..
tamam götürürüm dedi çb..
derhal.. dedim.. 
aldılar elimin altından..
yardımcıyla el ele verip saklamışlar..
giyinme odasına..

bu yıl çok azalasım var..
o büyüyünce giyrr.. bu az kilo verince giyilir diye tuttuklarımı da yok ediyorum..
hafifleye hafifleye keyifleniyor ve utanıyorum bir yandan da..

aslında sık sık ayırırım..
özellikle de marmara üniversitesinin öğrenci butiği var.. 
onlara gönderirim.. 
ama bu yıl.. 
derine daha derine derken maden buldum..
dolaplarımın dibinde.. çelik madeni..
düşünün yani..
millet çocuğunun küçülmüş elbiselerini saklar  da kızarım..
bende cantlar direksiyonlar..

tam atıyordum..
çekirdek dedi ki.. as  duvara..
30 santim yuvarlak..
işte bundan bitmiyor bizim iş..
al eline matkabı çak as.. 
dekoratör müyüm usta mıyım evin hanımı mıyım ev hanımı mıyım belirsiz..

önce dolapları tamamen boşalttım..
üç yığına  ayırdım..  
verilecek atılacak tamir tadil edilecek 
andımız gibi ezberledik artık bunu.. her yerde var..gidecek atılacak kolay da..
tadilat zor bizim evde..
vakit mi bırakıyorlar insana..

geri kalanı dolapların içi silindikten sonra..
renk ve tür olarak sıraladım astım.. mis..
ama cümleye gelmediğini biliyorsunuz di mi..
kimi yeniden yıkandı kimi ütülendi ..olsun..
üstelik iki kapak boşa çıktı..
o da miş..

tadilatları indirdim aşağıya..dikiş makinasının yanına..
sonra duvarlara asılacakları astım.. 
neyse..
yerleştik ama bulduğum diğer gömüleri anlatsam size..
sinir olursunuz bana..

tam 24 saat sonra..
tam 24 saat sonra..
çb.. 
hbçnin boşalttığı evinde arkasında bıraktığı giysileri getireceğini söyledi..
eh iki kapak da fazlam çıkmış.. olur dedim..

dört büyük boy çöp çuvalına koymuş getirmiş..
bin yıllık kanvas pantalonlar.. giyilmiş kazaklar..mis gibi kazaklarla..
kayak takımlarıyla filan bir kokuş tepiş geldiler..

yardımcı onları büyük bir keyifle.. giyinme odasına koydu..
acele acele taşırken sanki..
sen düzelt..
beni hiçe say..
oh oldu sana der ibi bir hali var gibi geldi bana..

ayırdım 3 yığına..
gidecekler.. atılacaklar.. tadil edilecekler..
ve yıkanacaklar..
anılar bir de.. ilkokulda boyadığı tişört.. orta okul bitiminde arkadaşlarına imzalattığı tişört.. 
benim yaptığım kuzuların sessizliği maskesi.. geri gelmiş bizim eve..

takımları astım.. dolaba..
kayak takımı .. siyah takım elbise ve benzeri az kullanılanları..
kazaklar yıkandı..
bunlar ütülensin diye verdiklerim hepsi.. 
tek tek askılara asılıp giyinme odasının orasına burasına asıldı..
yardımcıda yine aynı yüz ifadesi vardı..
sanki bana öyle geldi..
haha uğraş uğraş..
düzenleyeceğim diye..
ama kurt puslu havayı sever. ben de pusu korumak için elimden geleni yapacağım der gibiydi..

olsun bu kez kararlıydım..
onları katladım..
yerleştirdim..
baktım yıkanırken lekesi çıkmayanlar var..
gideceklerin arasına  koyuverdim..
şimdi iki çöp torbası dolusu gidecekler atılacaklar var..
hayır gelen üç torba idi..
bu iş o evde yapılıverse idi..
bu eve tozu pisi gelmese idi..

olsun bu kez yenilmez bir iradem var..
söylenmeyeceğim.. yani blog hariç tabii..
buna söylenme demiyoruz di mi..
bu evde artık birikmiş hiç birşey kalmayacak..
hayır ben iyi niyet gösterip..
cantını duvara astım diye..
reva mıdır bu bana..

ama gelmeleri gerekiyordu dedi..
çb.. gözlerimi açıp bu sondur deyince..
bu eve artık bacakları olan şeyler.. (sandalye puf sehpa.. koltuk ıvır kıvır)..
geldikleri anda koyarım kapının önüne..

dedikten hemen sonra üç çöp torbası giysi..

derken..
bir baktım piyanonun yanında.. en az elli santim yüksekliğinde bir saat duruyor..
eskicide görmüş sevmiş..

bacakları yok dedi..
dalga geçerek..
giidiyor dedim..

gidiyor..
lir şeklinde.. ortada saat..
iki yanda kartal kafa ve pençeleri..
 bi de tik tak çalışıyor.. kocaman..
altın rengi..
iğrenç..

iyi zaten a.. çok beğendi dedi..
ben çok beğendim atalet hanım diye düştü ortaya bizim yardımcı
 // ona da bir kod adı bulma vakti geldi de geçiyor//..
al hemen götür dedim..
hemen götürdü..

bacaksız şeyler de gelmeyecek dedim..çbye 
gestapo subayı gibiyim..
ama hakediyorlar..

sonuç..
kurtarılmış alanımı bu sefer kaptırmayacağım.. vizit yapacağım dedim..
haftada bir gün vizit..
her dolabın üstü içi arkası yanı.. altı..
her çekmecenin dibi.. 

boşuna onca siesay izlemedik..
biliyoruz nasıl aranır..

an itibarıyle bizim ev.. bir içeri.. bir dışarı..
komedi dans ikilisi onlar dedi karga..

ben yokken eve bişeyler getiriyor çb.. saklıyor onları yardımcı..
derinlere..
binlerce kere söyledim ayol..
kullanmadığın senin değildir..

ne güzelmiş eskiden..
bir gündelik bir elegüne karşı..
o kadarmış..

gelelim askılara..
askı üretiyorum ..
dolabın içinde ahşap askı seviyorum aslında..
ama çok yer tutuyorlar..
o yüzden ince plastik askılara kılıf yapıyum..
herşeyden..
parça kumaşlardan..
eski gömleklerden..
eski yastık kılıflarından..
dönüştürmeyi seviyorum..

havlu kenarlarına örülen oyalar birikmiş evde..
hastalar getirmiş..
hiç sevmem kenarı oyalı havluları ben..
ama tam askıların boyuna uyduklarını keşfettim çok sevimli de oluyorlar..
üzerine astığın beyaz gömlek bile güzel çapkın görünüyor..
fotoğraflarını da koyuyorum da.. 
belki okurlar arsında bir delişmen vardır bencileyin..

özetle ve anlayacağınız..
bizim evde iki grup insan yaşıyor..
birincisi gerilla şeklinde ani saldırılarla eve gereksiz şeyler sokan ve onları saklayan grup..
ikincisi deli saraylı gibi askısına dantel diken grup..

onlar getiriyorsa ben de sütten çıkma ak kaşık değilim..
bin yıl önce sevdiğim bir tişört kenarı dantelini kıyamayıp atmamışım mesela..
askıya kullandım.. =P..

neyse..
pazar günü sabah bir liste yayınlamıştım..
bitirilecek iki kutunun çatlasan yarım saatlik işi var..
ama bitiremedim..
gün boyu askı kılıfı diktim..
o arada yeni bir dizi buldum onu bitirdim..
en ingilizinden en siesayından..

ben çalışırken.. çb geldi elinde bir adet saç kurutma makinesi ile..
bu ne dedim..
e bozulmuş ya evdeki..
e biz onu tamire vermiştik ya.. 
dedim ..
şüphe dolu bakışlarla..
bu sefer de işe yarar şeyler getiriyor.. arka kapıdan..

burda ay sana da yaranılmıyor derseniz vururum..
iz de delil de bırakmam ona göre..
cant dedim.. far dedim ayol daha ne diyim..

atkıyı bitirdim..
ışık kaçmıştı fotoğrafını çekmedim..
yeni ne öreceğime karar verdim..
o da önemli birşey.. vakit alıyor ne olsa.. karar..onca model arasından..
bir kaç modeli birleştireceğim..
son aldığım iki yumak kış renklerini uygun yeşille salaş açık saçık bir hırkaya çevireceğim..

şaka bir yana..
oyshoda pijama üstüne giymek için hırkalar satıyorlar..
nefisler.. pijama üzerine değil ama dışarıya giymek için çok uygunlar..
örmeye de uygunlar..
modelin ana temasını ondan ilham aldım..

kırmızı zaman isimli kitabı bitirdim..
kitaplık kurduna ekleyeceğim ..

yavaş ve emin adımlarla ilerliyorum..
bu evde artık kenar köşede sır dolu yerler kalmayacak..

feng shui cini kaçtı içime.. çarpabilirim her an herkesi..

not şu ana kadar bitenler..
bahçe.. ön ve arka.. banyo yatak odası çekirdeğin odası..
giyinme odası..
yaşam alanı ( bir koltuk var acilen armutluya gitmesi gereken../ bir tablo var çakılması gereken/ )
konuk tuvaleti.. (bir rafı var çakılıyordu tam//
 deliklerden birinin yeterince derin olmadığı anlaşıldı bir kaldı pir kaldı..)

ve buduar .. şu anda yukarılardan alınan herşey oraya indirildi.. ordan dağıtılacak.. o yüzen bir depo karışıklığında..

fena değil..
bu kez.. fotoğraflarını çekiyorum biten yerlerin..
vizitlerde kullanmak üzere.. =)..
ama siz öyle yaptınız atalet hanığğğm denmesin diye..
bir de etiketlenmesi gereken şeyler var kutudur çekmecedir..
onlar var yapılacak..

eve yeni ve beter bişeyler getirilmez ise.. tabii..

unutma blog bir kez eve gelip koca bir kahverengi kanape..
bir kez de simsiyah bir piyano nedeniyle..
dekor düzmen gerekti..
deli gibi..
yeter artık ama..

gelene dur diyeceğim..
gidene dur demesem de....




26.03.2013

kendi dekoratörün olmak 2..



gelelim çekirdeğin odasına.
ilk odası.. bu evdeki..

 toplamda 4 oda 7 dekorasyon türü değişti.. 
aşağı yukarı her seferinde benzer sistem uygulandı..

bu kez uzun anlatmayacağım..
planı ve ilham fotolarını eklemek istedim sadece.. 

sonucun fotoğrafı yok yine..

ama uçuk pembe yatak örtüsü..
soldaki ilk fotoğraftakine çok benzer bir nevresim takımı ..
ve evet pelüş ve sim işli yastıkları ve hatta payetli yastıkları vardı.. her tonda pembeden..
antika bir gardrobu vardı.. şu anda buduarda duran ve beyaza boyanmış olan gardrop..
karyola etekleri vardı eski odasındaki  morumsu mavi ve çilek pembesi organze tüllerden yapılmış olan..

 baş ucunda goblen nakışı bir balerin tablo asılı idi..
puantlarının  bağcıklarını bağlayan bir küçük kız..
kara saçlı aynı çekirdeğin kendisi gibi..

bale yapıyordu o zamanlar çekirdek..
ama ilk puantları ve patikleri hala çerçevelenecek.. proje olarak duruyor.. ne ayıp bana.. =P..



Image Hosted by ImageShack.us

kendi dekoratörü olmak..1

kitaplığı temizlerken eski bir dosya geçti elime..
atalet çok ev değiştirdi
şu anda oturduğu evi bile üç kere yeniden yapılandırdı..
işte bu dosya da..
artık altıncı ev yeniden düzenleme işinin dosyası..
nerenin nasıl olacağı ile ilgili notları ve dergilerden kestiği resimlerle bir araya gelip bir proje çantası oluşturmuş..

bir ev ya da odayı düzenlerken ya da diyelim yeni eşya alırken ya da.. 
çocuğunuz büyüdü odasını düzeltirken..
önce bol bol fotoğraf bakın diyorlar dekorasyon guruları..
beğendiğiniz fotoğrafları bir dosyada toplayın..
sonra ortak özelliklerine bakın..
böylece neyi beğendiğinizi tam olarak görebilirsiniz derler..

işte bu öyle bir dosya..
dergilerden fotoğtaflar..
ve benim naçizane çizimlerim..
odanın neresine ne gelecek..
ne alınmalı .. elimdeki hangi eşyayı olduğu gibi.. ya da..
değiştirerek kullanmalı gibi..
notlarda kendi halimde iken dilimin ne kadar kirli olduğunu göreceksiniz..
o yüzden baştan söyleyim..
aslında yabancı sözcük kullanmayı sevmediğimi biliyorsunuz..
ama eğer bir dakika önce yabancı dilde birşey okuduysam izlediysem..
sözcükler kaçışır.. yabancıları yer kapar kafamda..
doğru sözcüğü bulmaya çalışsam.. bu sefer ilham kaçışır..
o nedenle.. püskül yerine tassel diyebilirim durduk yerde.. =)..
türkçe ve siz.. bu gizli saklı dosyadaki böyle hataları affedin başı baştan..

aşağıda planını verdiğim yer evin yarı bodrum katı.. 34 metrekarelik bir alan..
yarı bodrum ama çılgınca aydınlık bir yer..
 ilk hali tamamen açık pladı..
bazı alanlar kapatılınca elimizde kocaman bir alan kaldı..
çocuks o zaman 12 ve 7 yaşlarında olduğundan..
birlikte vakit geçirmek için..
bu alanı bir yaşam alanına çevirmek istedim..
televizyon izlenecek.. bilgisayarların da olacağı benim hobi malzemelerimin de duracağı bir alan olacaktı böylece kendi odalarımız sadece uyumak.. giyinmek ve çocuklar ders çalışırken kullanacağı yerler olacaktı..
birileri bilgisayarda iken diğeri resim yapıp bir başkası da televizyon izleyecekti..
aile bir arada olacaktı..

oldu da..

sonradan başka amaçlara döndü o oda.. ve elimde fotoğrafı yok malesef..
o zamanlar bir bloğum olacağı ve bunları yayınlayacağımı bilmiyordum..

ama elime dosya geçince..
ben de..
yeniden bir değiştirme dönüştürme projesinin orta yerinde olunca..
bir açıklama gibi olsun diye düşündüm.. ve ekledim..bunu..


ortak yaşam alanımızın planı.. 
planın devamı
planda açıklandığı üzere.. odanın her bölümü bir aktivite için kullanıldı..

duvar örülüp kapalı alan haline getirilen bir alanda evin komuta merkezi var..
kombiler filan..
benim içinse o üzerine resim asılacak önüne televizyon konulacak  bir yüzey artık..
II alan bilgisayar alanı..
oraya bir marangoza iki kişilik bir çalışma alanı planlanarak yaptırıldı..
III alan .. oturma alanı.. ve orada yapılacakların listesi ayrıntılı şekilde yazılmış..
IV alan ise benim hobi ve evin diğer ıvır zıvırlarının konulacağı alan..
yine bir duvar örüldüğünden..
kanapenin dayanacağı duvar o benim için..

kaplanacak olan kanepenin ilham kaynağı.. 

şu üstteki resme bakarsanız aslında birçok konu açıklık kazanır..

listeme göre.. elimizde bir kırmızı koltuk olduğunu biliyoruz.. 
o koltuk 21liğin odasında dururdu..
saime hanımın evinden gelmişti bana..
onun en sevdiği koltuktu..

bu fotoğraftaki kırmızılar ilham vermiş..
koltuk kendi halinde bırakılsın denmiş..listede..

kırmızı sandık ise..
cemal beyin fırat nehrine düşüp.. 3 km ötede sudan kurtarılan sandığı..
kendisi tarafından üzerindeki askeri gri renkteki kumaşlar sökülüp
kırmızı döşemelik kumaşla kaplanmıştı..
ben bu işleri nerden öğrendim sanıyorsunuz..
elbet ki evden..
görgülü kuşlar gördüğünü işler..

kanapeyi taş tengi yapıyoruz..
kırmızı diğer şeyleri kullanıyoruz..
beyaz sehpa dediğimiz şey..
bu yazıda  da bahsi geçen.. şu fotoğraftaki masa..



listeye bakılırsa o zaman da bahçedeymiş..
sonra yaşam alanında kullanılmış.. ve şimdi yine bahçeye dönmüş.. =)

gelelim bu tarzda çalışmak ne kadar başarılı..
uygulamada ne oldu ..
oturma alanında..
lacivert kanape vizon oldu..ama 
kırmızı koltuk da kaplanmak zorunda kaldı çünkü..
o zamanlar 21liğin odasında idi ya.. işte tam o ara üzerine asla çıkmayacak bir leke yapan bişey döküldü..

kanape koltuk aynen plandaki yerlerine kondu.. ikisinin arasına beyaz kare masa ..
ortaya kırmızı sandık sehpa olarak kondu..
gerçekten çekirdeğin odasındaki lamba ayaklı lamba oraya alındı..
kırmızı aksesuar renk olarak kullanıldı..
ama kırmızı  duvar sanatı yapılamadı..

aksesuar olarak taşlar dallar kullanıldı gerçekten..
bu çalışma alanının son hali.. şu andaki kullanılma şekli..
o zamanlar iki çocuğun bilgisayarı.. printır skenır iki eş çalışma sandalyesi ..onların dergileri kitapları ile dolu idi..

çalışma alanında marangoz çok iyi iş çıkardı.. ve 
iki çocuk hep gözümüzün önünde oldu..
süper hafta sonları geçirdik bu alanda..
kanape alılabilir bir kanape olduğundan dört kişi kedi ailesi gibi yayılıp filmler izledik sosis patates sefaları yaptık..
patlamış mısırlar yedik dividiler izlerken.
ben birçok blog yazısı ekledim onlar film izlerken..
yaklaşık iki sene bu şekilde kullandık odayı..
sonra yaşlar değişti..
yaşam değişti..
21llik büyüdü.. sınav hazırlık zamanı geldi.
sürekli hocalar gelip gitmeye başladı eve..
test kitapları doldurdu odasını..
daha geniş bir alana gerek duydu ve bu kata o taşındı..
biz de onun odasını bir yaşam alanı yapıp taşındık..
dediğim gibi.. bu çok başarılı bir yazı değil..
ama en azından bir örnek diye düşünüyorum.. 

biraz karışık biraz yetersiz..
ama prensibi tekrarlayarak bitirirsek..

herhangi bir değişiklik yapacağınızda..
odanın şekli..
prizler radyatörler elektrik düğmeleri kapı ve pencerelerin yerinin olduğu bir kaba plan olsun elinizde..

dergilerden gördüğünüz ya da şu yeni mantar panolara beğendiğiniz her resmi biriktirin..
sonra bakın bakalım..
neleri hoşunuza gitmiş resimlerin..
neden gitmiş..

sonra elinizde olan ve kullanacağınız eşyaları yerleştirin planın üzerine..
ufak listeler hazırlayın neler değişecek neler alınmalı diye..

en az masrafla..
en içinize sinecek ortamı işte böyle yaratırsınız..














Image Hosted by ImageShack.us