13.10.2011

şifoniyerin öyküsü..

hep diyorum .. her eşya kendi öyküsünü kendi yazar..
bir adet pratik kullanışlı ve fakat eski giyinme odasında.. ait olduğu yerde..
kendine benzer malzemeden eşyalarla birlikte..
 göze hiç batmadığı halde.. alt odaya inince.. birden ..
.çirkinlik abidesine dönüşen şifoniyer.

armut kaplama tekerlekli şifoniyer
bu arada şifoniyerin.. kumaş şifonla..
yani şu uçucu incecik transparant seksi kumaşla hiç ilgisi yok..
chiffon.. fransızca.. kumaş parçası.. çaput.. paçavra filan anlamına da geliyor..
genelde katlanıp kaldırılması gerekn kumaş örtü kılıf peçete filan gibi şeyleri koymak için tasarlanıyor..
gerçi günümüzde buna çekmeceli dolap denmeye başlandı ..


eski kalıp kağıtları.. 

vintage dikiş malzemesi reklamları
 eski dikiş makinesi.. patron ve dikiş reklamları..
dikiş mankenleri.. makas.. ıvır zıvır reklamları kağıtları..
ile kaplanır..


kuruyunca.. akrilik vernikle koruma altına alınır.. 
iki kat..


üzerine süsü püsü konulur..

ama odanın beyazlığı içinde birden .. fazla renkli gelir göze..
bir süre böyle kullanılır ama içe sinmez..
eh o zaman.. ne yapılır.. =)..

sulandırılmış beyaz akrilik boya ile..
 üzerini tam kapatmayacak bir kat geçilir..
beğenilir.. 
verniklenir..


yeni yerinde.. biraz daha beyaz..
ama dikkatle bakıldığında..
bütün o geçmiş zaman güzellikleri ..
görünecek şekilde kullanılır..
zaten hayatta da öyle değil mi.. 
dikkatle bakmadan ne güzellikleri ne de hataları göremezsin diye felsefe yapılır..


bütün süreç boyunca..
saime hanımın.. eğer görseydi..
nasıl yandan bir gülümseme ve gözlerinde pırıltılar ile bakacağı ve çılgın diyeceği düşünülür..
tek bir kumaş ya da kağıt parçasını ziyan etmeden yaşayan insanların zamanında..
insanlara da nasıl daha çok değer verildiği düşünülür..
mal kıymeti bilmeyen insan kıymeti de bilmez.. sözü anımsanır..
ben acaba bu yüzden mi bir türlü bazı hatalı kişilerden bile kurtulamıyor..
hala onlara tolerans gösteriyorum diye öz eleştiri yapılır..
dolabın ilk halini çok beğenip eve gelen her arkadaşını bak annemin yaptığı odaya diye alt kata koşturan çekirdekten ..
benim en beğendiğim parçayı boyadın diye fırça yenir..
************

şimdi .. olur da bunun gibi bir işe kalkmak isterseniz..
çok kolaydır..
tarifini veriyorum.. ay uğraşamam diyenler.. burdan sonrasını okumayabilir.. 
felsefe filan yapmayacağım sizden gizli söz..
malzeme.. 
beyaz tutkal kullanmak gerek bu iş için.. 
bazen duvar kağıdı tutkalı ile beyaz tutkalı karıştırdığım da oluyor yarı yarıya.. ama üstünlüğünü eksikliğini görmedim..
tek başına duvar kağıdı tutkalı biraz zayıf oluyor..

üstü kaplanacak eşya..
dolap sandalye kutu tepsi.. her malzeme olur.. plastikten masif ahşaba..

kaplamak için kağıt..
dergi sayfasından.. haritaya.. reçeteden peçeteye.. fotokopiden herşeye..olur kağıt olsun yeter..
ne bulup yapıştırıcam üzerine demeyin.. elinize geçen her kağıt..
kaplama için kullanılabilir.. yeter ki deseni size birşey desin..
bişey anlatsın..

hatta odanızda beğendiğiniz bir yastığınız bir örtünüz varsa.. onun fotokopisini bile kullanabilirsiniz..

yapılışı..

beyaz tutkalı azıcık sulandırmak gerekebilir.. daha kolay sürülecek hale getirmek için.. 
ben önce bir deniyorum olduğu gibi.. baktım zor sürülüyor.. azıcık su ekliyorum..

yapıştıracağınız eşyanın üzeri temiz olmalı..
en güzeli hangi malzemeden olursa olsun..
eşyayı hafifçe zımparalamak..
öyle manikür bozacak kadar değil.. azıcık yüzeyinin parlak hali gitsin diye.. 
ince zımpara kağıdı kullanıyorum.. doğrudan..
tek bir sırrı var bu işin..
zımparayı hep düz hatlar halinde ve hep aynı yönde  sürtmek..
yani bezle siler gibi yuvarlaklar çizmeyin elimizi alıştırmayın..
sonra da ıslak bir bezle siliyorum eşyayı..
hem zımpara tozu hem de kalıntı  kir pis temizlenmiş oluyor..
canınızın istediği herşeyle kaplayabilirsiniz..
gazete kağıdı dahil..
çok büyük parça kağıtlarda.. arasında hava kabarcığı kalma riski yüksek..
ben o yüzden daha ufak kağıtları yeğliyorum..
ama duvar kağıdı bile olabilir..farketmez..

tutkalı önce eşyaya sürüyorsunuz.. şlap şlap bol bol..
sonra da kağıdın alt yüzeyine.. 
kağıdı yapıştırın.. 
sonra eski bir kredi kartı olur.. karton olur.. mutfak spatulası olur..
kağıdı.. ortasından kenarlarına doğru sıvazlıyorsunuz.. hava kabarcığı kalmasın diye..
bu kalıp kağıtları çok inceydi mesela.. yırtılıveriyorlardı..
onları elimin dış kenarı ile üstlerini sıvazlayarak yaptım bu işi..
stressiz rahat yapılan bi iş..
sonra üzerine de bi kat tutkal geçiyorsunuz..
korkmayın beyaz tutkal .. kuruyunca şeffaflaşıyor..
işte beğeninize göre..
yapıştırın kağıtları.. üstüste de olur.. alta eski kitap sayfası zerine çiçek de yapıştırabilirsiniz..
desenli peçete kağıdı olur..
kitaplardan kesilmiş desenler olur..
kartpostal olmasın ama.. o kalınlık yapar.. onun da mesela fotokopisini alabilirsiniz kullanmak için..

eğer fotokopi kağıdı gibi..
parlak bir kağıtsa kullanmak istediğiniz.. kağıdın arka yüzeyini de birazcık zımparalayın derim.. 
daha iyi yapışır..

tamam kaplandı mı..yapışırken ordan burdan fazlalıklar taşmıştır elbet. . .onları ellemeyin..
bir 24 saat bekleyin..
şimdi.. yine ince zımpara kağıdı ile taşan yerlerin tahta ile birleştiği yerden bir iki kere geçtiniz mi..
ayrılı verir fazlalık.. bunu resimli de anlatabilirim bi ara..

sonra vernik..
ister parlak.. ister.. saten ister mat..
ister sentetik vernik.. ister.. akrilik..
akrilik verniği hobi mağazasından almayın.. 
küçücük şişede.. pek pahalı.. ben onun yerine kocaman bir teneke alıyorum nalburdan..
kokusuz olduğu için çok kolay kullanılıyor..
hem kullandığınız fırçayı da.. sıcak su ve sabunla yıkadınız mı temizleniyor..
hem de inceltmek gerekirse suyla inceliyor..
tiner gibi yanıcı parlayıcı ve kokulu malzemelerden kurtuluyorsunuz..
hem de.. bir saatte kuruduğu için.. bir kaç kat atmak gerektiğinden zaman kazanıyorsunuz..
bir kat vernik at.. git bi dizi izle.. gel bi kat daha at gibi..
diğerinde her kat için 24 saat beklemek gerekiyor..

evet.. vernikler de atıldı en az üç kat..
eh artık dilediğiniz gibi kullanın..
ister.. silin.. ister bardak koyun.. bişey olmaz..
eğer yoğun kullanılacak birşeyse.. vernik katını beşe çıkıverin.. 
kolay zaten..

ya da kumaş da kaplayabilirsiniz..
hep aynı şey..
hafif zımpara..
bol tutkal..
hem alta hem de üste..
ve en az üç kat vernik..

dekupaj da deniyor bu işe..
eşyanın tümü kaplanınca.. abartıp papier maché diyen de var.. 
ki o apayrı ve yine çok kolay bir sanat.... =D
ondan da yaparız.. 
yapılmışı bile var.. =)




8 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

Evde bir sürü harita varrr, şimdi kaplanacak bir şey bulmam gerekkk...

Adsız dedi ki...

K.validemin evinde ıskartaya ayrılmış bir eskiiiii(General Elektrik marka)buzdolabı var. Magissa attırmamıştı O'na-bunu ben alıcam diye. Onun üzeri kaplanabilir ve Amerikan bar olarak kullanılabilir meselâ.DA ne ara yapılabilir bilmem:)

Güle güle kullan.Pek beğendim.

Ece

beyaz gelincik dedi ki...

ben de beğendim
hem yaptıklarını hem anlattıklarını.

Çiğdem dedi ki...

Atalet' cim,

Benim kuzu bizim misafir yatak odasından bir komodine el koydu. Kendi odası krem ve eflatun lakin komodin kiraz. Uygun kumaş bulursam misafir odasını da kaplamayı düşünüyorum. Anladığım kısım beyaz tutkalı süreceğim, üzerine kumaşı yapıştıracağım. Havasını alacağım... Buraya kadar tamam. Kumaşın üzerine de beyaz tutkal mı süreceğim, yoksa kuruduktan sonra direk vernik işine mi girişeceğim. Bir de misafir odasındaki yatak başını içine sünger pufurdatıp kaplasam olmaz mı?

Yani nasıl olacak da olacak :)

atalet-buduar dedi ki...

tutkalı süreceksin.. kumaşı yapıştırıp havasını alacaksın.. ve kumaşın üzerine bir kat tutkal geçeceksin..
kuruduktan sonra vernik yapacaksın evet..
iki kat vernik uygun olur..

yatak başı nasıl bişey sırf ahşap mı..
eğer sadece ahşapsa.. elbette üzerine önce sünger sonra süngerin üzerinden kumaşla kaplarsın..
doğrusu şöyle olur..
ahşabın üzerine dilediğin kalınlıkta sünger.. onlar büyük parçalar halinde satılıyor.. uygun ölçüde kestirip alabilirsin..
süngeri ahşaba yapıştırmak gerek..
kaymasın diye..
sonra üzerini.. yine kumaş gibi metreyle satılan molton da denilen
elyafla kaplamak gerek.. en üste de beğendiğin kumaşı geçebilirsin..
kolay gelsin..

Çiğdem dedi ki...

Hay yaşa sen. :) Güzel de bir kumaş bulursam cıvıl cıvıl bir oda olacak. :)

Adsız dedi ki...

merhaba atalet hanım. Harika işler yapıyorsunuz hayranım size ama benim bu vernik konusunda kafam çok karışıyor. Blogunuzda daha önceki postlarda verdiğiniz vernik markalarını bulamadım. Etrafta da bin çeşit vernik var. Hem orta sehpayı hem de yemek masasını Polisan su bazlı boyayla boyadım ama çarpınca boya kalkıveriyor. Yemek masasına bir de eskitme yaptım yine su bazlı boyayla. Ne yapsam hangi vernigi alsam bir oneriniz var mı? Ya da siz remmers vernigi nereden alıyorsunuz gidip oradan bulsam. Şimdiden çok teşekkürler

Ayse yılmaz

atalet-buduar dedi ki...

ben en son koçtaştan aldım..
remmers verniği..
yemek masası gibi sık kullanılan yüzeylere üç veya dört kat vernik uygun olur ayşe hanım..

kolay gelsin..
mail adresim ataletblog@hotmail.com..
boyadıklarınızın fotoğraflarını gönderirseniz..
ne kadar çok sevinirim..